Endüstriyel Tavuklar

Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşınız.

Bu bilgisel endüstriyel tavuklar hakkında: Şirketler daha fazla para kazanmak uğruna bu masum hayvanlardan nasıl bir Frankenstein ordusu yarattı? Ne gibi bir sağlık riskleri söz konusu? Neler yapabiliriz?

Sanılanın aksine tavuklara hormon verilmez. Ama bundan daha kötü olacak şekilde ırk müdahalesi yapılarak doğalarına aykırı olarak hızlı ve aşırı büyümeleri sağlanır. Günümüzdeki tavuklar tarihin hiçbir döneminde yoktu.

Bu “Frankenstein” tavuklar, normal tavuklardan 3 kat daha hızlı büyüyüp sadece 45 gün içerisinde kesilirler. Hayatlarının kısa olmasına üzülmek aslında yanlış. Çünkü hayatları tam bir cehennem:

Endüstriyel bir tavuk, doğal tavuklar gibi yumurtadan çıktığında annesi ile karşılaşmaz. Suni kuluçka makinesinden çıkar. İlk duyduğu ses, annesine seslenen civcivlerin yakarışları olur. Annesini asla göremez. Halbuki anne ilgisi, narin bir civciv için ciddi bir ihtiyaçtır.

Kesilmek üzere büyütülen bir tavuk kafese kapatılmaz ama fizyolojik olarak bir kafeste gibidir. Çok kiloludur ve bacakları bu ağırlığı kaldıramaz. Hatta ırkının göğüs bölgesi şişikken (çünkü para orada) kalbi daha ufaktır. Bundan dolayı aktif hareket edemez, genelde oturur.

Endüstriyel tavukların neredeyse hepsi ayak ve bacaklarından sıkıntı yaşar. Vücutlarının ağırlığını taşıyamadıkları için kemikleri hep zorlanır. Pek çoğu topallar ve her adımları acıya neden olur.

Endüstriyel tavukların göğüs büyüklüğü öyle anormaldir ki bazen vücutlarındaki kaslar damarlarını sıkıştırır ve tıkar. Damarlar tıkanınca göğsün bazı kısımlarına kan gitmediği için canlı canlı çürümeye başlarlar. (Green muscle disease)

Tesiste o kadar çok tavuk vardır ki 1 metrekareye yaklaşık 15 hayvan düşer. Hayvanların pisliği ve kapalı ortam nedeniyle tesiste amonyak seviyesi çok yüksektir. Bundan dolayı pek çok hayvanın ayakları ve göğsü amonyaktan *yanar*.

Endüstriyel tesisteki bir tavuk havada biriken amonyağı aynı zamanda aralıksız solur. Dışarı çıkma imkanı yoktur. Yani rahat hareket edemediği gibi rahatça nefes dahi alamaz. Videodaki tavuk gözünü bile açamıyor çünkü gözleri amonyaktan yanıyor

Bu akıl almaz şartlardan ötürü hayvanların bir kısmı kesim aşamasına gelemeden zaten ölür. Yüzde 5’e kadar ölüm oranları kabul edilebilir zayiat olarak görülür. Banvit’in kendi yaptırdığı bir araştırmada her 7 tavuktan 1’i 70 gün bile dayanamadan ölüyor.

Kesim sırasında hayvanlar ayaklarından baş aşağı kelepçelenir. Bu aşamada pek çoğunun bacakları kalçalarından çıkar. Daha da kötüsü, tavukların diyaframları olmadığı için baş aşağı pozisyonda ciğerleri ezilir. (Bantın hızına dikkat edin)

Kesimden sonra tüyleri dökülsün diye sıcak suya batırılırlar. Bu aşamada ölü olmaları gerekir ama asıldıkları bant o kadar hızlı hareket eder ki bazılarının boğazı tam kesilemez. Küçük bir kısmı canlı olarak haşlanır. Direğin sağındaki tavuk sıcak kazana canlı girmiş.

Bu arada tavukta ölümcül salmonella bakterisi çok yaygındır. Dünyada her sene binlerce insanın bundan dolayı hayatını kaybeder veya ciddi biçimde hastalanır. Her tavuk yediğinizde bu olmayabilir ama bağışıklığınızın düşük olduğu bir noktada bu sonuçlar gerçekleşebilir.

Ama merak etmeyin Türkiye’de 7000 civarında gıda denetçisi var. Her bir gıda denetçisi tabii ki her gün başka hiçbir iş yapmadan günde yaklaşık 750 tavuğu denetleyerek 1.228.454.000 sayısına ulaşıyor. KESİNLİKLE HİÇBİR RİSK YOK ARKADAŞLAR KESİNLİKLE.

Tavuklar, endüstriyel hayvancılıkta en zalimce muamele gören hayvanlar. Tavuk yemeyip mümkünse yerine bitkisel besinler tercih etmek hem hayvanlar hem de kendimiz için çok iyi bir adım olur. Örneğin dışarıda tavuk döner yerine çiğ köfte tercih edebilirsiniz.

Bu eziyetin durması için hayvan eziyetinden para kazanan firmalara yönelik kamuoyu baskısı oluşturmak zorundayız. Yüzbinlerce insanın firmalardan hesap sorarak hayvanların kaderini değiştirdiği kampanyaların bir parçası olmak için @kafessizturkiye’yi takip edebilirsiniz

Yurtdışında baş aşağı kelepçelemenin ve hızlı büyüyen tavuk ırklarının kullanımım sonlandırılmasında büyük ilerleme kaydedildi. Organize baskı kampanyalarıyla benzer değişimleri biz de sağlayabiliriz.

Tavuk endüstrisi bunları bilmemizi istemiyor. Daha fazla insanın bu gerçeklerden haberdar olması önemli.

KAYNAK


Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşınız.

Bir Cevap Yazın