Siyonizm, Düalizm, Vahdet-i vücud

Siyonizm, Düalizm, Vahdet-i vücud

Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşınız.

Siyonizm daha önce sıkça bahsettiğim 5600 küsur yıllık, temelini Yahudi gelenekleri oluşturan, mistik büyü öğretilerinin ve çok tanrılı dinlerin tarihsel süreçte katıştığı adeta çorba olan bir inanış şeklidir. Dillendirilmese de temelde hedef şeytana tapınma, onunla birlikte yaratıcı ve düzenine karşı savaş açmadır.

Siyonizm’in Kabala adlı kitabında sefirot denilen sapkın bir inanç vardır. Bu sefirot ağacı tanrının yaşam formunu şekillendirir. Tanrının sayısı ise 10’dur. Sefirot şekil itibariyle Hristiyanlıktaki haç işaretine benzer. Zaten haçı da Yahudiler İseviliğe sokmuştur.

Bununla birlikte Siyonist inançta hahamların hepsi birer tanrıdır. Hatta Yakup peygambere iftira atarak tanrı ile güreştiğini de iddia ederler.

Dönme dediğimiz Sabetaycılarda da insan ve tanrı arasındaki ilişki kurulur. Sabetay Sevi’nin mesih olduğunu iddia ederler içlerinden bir kısmı ve ruhunun diğer dönme liderlerine geçtiğine inanır.

Bu sapkın inanışlar zaman zaman bazı İslam adı altında sapkın tarikat ve oluşumlarda da görülmüştür. Mesela Hasan Sabbah ve haşhaşiler gibi. Aslında bu sapkın inanç hala devam etmektedir. Geçenlerde Twitter’da İran’lı sapkın bir gazeteci, ABD’nin öldürdüğü Kasım Süleymani’ye Allah’ın oğlu diyordu.

Gelelim resimdeki kişi ve sembole. Sol taraftaki ünlü şarkıcı Britney Spears ve onun adına çıkarılan parfümün reklam afişi. Britney Spears siyonizmin gençliğinden itibaren özenle yetiştirdiği prenseslerden.

Britney Spears parfüm, düalizm, illuminati

Ancak bir dönem yaptığı hatalar yüzünden cezalandırıldı ve skandalları gün yüzüne çıkarıldı. Yerine Christina Aguilera, Madonna tarafından masonik utanç öpücüğü ile tekris edilerek sahneye sürüldü. İşte o utanç öpücüğü ve masonik ritüelin videosu…

Sağ taraftaki ise As Above, So Below deyiminin, yani bir nevi düalizm felsefesinin yansımasıdır. Bu deyimi açıklamadan önce Düalizm’i açıklayalım.
Düalizm, felsefe ve din biliminde başta olmak üzere, çeşitli öğretilerden bahsetmek ve bunları tanımlamak için geliştirilen yöntem olarak adlandırılabilir. Bu öğretilerin tamamında iki temel maddenin bulunduğu yer alır. Bu iki temel madde, özellikle de zıt güçler veya varlıklar olabilir.

As Above So Below
kısaca şunu tanımlar;

Yukarısı nasılsa aşağısı da öyle.
İçinde olan ne varsa dışında da var.
Yeryüzü nasılsa gökyüzü de öyle.
Ben nasılsam hücrelerim de öyle.
Atomlarım da öyle.
Tanrı da öyle.
Aslında dünyanın nasıl olduğuna inanıyorsan, öyle.

As above So Below

Burada iyi ve kötü, gece ve gündüz, tatlı ve acı gibi zıt kavramların benzerliğine değinse de aslında gözden kaçan bir nokta şu; yaratılan ve yaratıcı da aynı denilmekte.

Oysa bu inancımız gereği şirktir, yani affı olmayan Allah’a ortak koşmaktır. İnancımız gereği Allah’ın eşi ve benzeri yoktur. Çocukları yoktur. Allah, zaman ve mekandan münezzehtir. Yani zaman ve mekan kavramlarını yaratan da Allah’tır. Zaman ve mekan kavramı yaratılanlar, yani bizler içindir. Allah bunları yaratan, durduran, yavaşlatan, hatta zaman içinde zaman yaratan, mekan içinde mekan, boyut içinde boyut yaratan yüce ilahımızdır.

Allah’ı anlatmaya denizler mürekkep, dağlar kalem olsa yine de güç yetiremeyiz. Oysa bu sapkın inanış ya da düşünce biçimi, Allah’ı yarattığı insanla bir tutmakta.

Gelelim Vahdet-i Vücud kavramına, tasavvufa ait bir terim olan bu kelimeyi. Zaman zaman dönme dediğimiz Sabetayistler ya da tasavvufu yanlış anlayan bazı cahil insanlar, bu kavramı yanlış ya da kasıtlı olarak çarpıtarak yorumlamıştır. Bu kavram çok ince ve çok tehlikeli bir kavramdır.

Vahdet-i vücud iki şekilde yorumlanmıştır. Birisi insanı kafir eder. Diğeri ise manevi alemleri seyretmesine, müşahade etmesine vesile olur. Tehlikeli ve küfür olan anlayış şudur; Allah benim içimde anlayışı. (Yalnız bunu kendinden geçme halinde söylersen, yani manevi hazzın verdiği sarhoşlukla yani feyiz gelme anında söylersen bu mazur görülür.) Allah’ı zikrettiğimde Allah’la bir olurum anlayışıdır. Oysa bu doğru tevhid inancına aykırıdır.

Zaman zaman bu yanlışa bazı İslam alimleri de düşmüştür. Mesela Hallac-ı Mansur. Allah’ı zikrederken, Ene’l Hakk yani ben hakkım demesi buna örnektir. Ancak Hallac-ı Mansur bunu feyiz halinde söylemiştir. O yüzden mazur görülmesi gerekir. Ancak o dönemde onu anlayamayanlar, onu küfürle itham etmiş ve idam etmiştir. Öte yandan Diriliş Ertuğrul’da da gösterilen büyük alim Muhyiddin Arabi hazretleri de küfür olan; “Allah benim içimde” anlayışını başta savunmuş ancak sonrasında, bu hatasından döndüğünü belirtmiş ve tövbe etmiştir.

Özetle bu düalizm kavramı ve sembolü, Allah’a inananların değil, çok tanrılı sapkın dinlerin ve siyonizm denilen sapkın inanca ait bir düşünce ve inanış biçimidir. Asya ülkelerinde özellikle de Japonya’daki Yin Yang felsefesi de bir nevi düalizmdir.

As above, so below - Derin Kabus

Bitirmeden As Above, So Below deyimi ile ilgili biraz korku biraz gizem barındıran garip bir film önereyim. Türkçe adı ile Derin Kabus. Hemen üstteki görüntü, filme ait bir sahnedir. İyi seyirler dilerim.

Oyunuzu bırakın


Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşınız.

Yorumlar

yorumlar

GİZLİ ÖRGÜTLER