Tesla, HAARP ve Illuminati

Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşınız.

Öncelikle isterseniz Nicola Tesla hakkında biraz bilgi verelim,kendisi Mucit, bir fizikçidir ve elektrofizik uzmanıdır. Lakabı ‘elektrotanrı’dır. Aslında dünyadaki bilim ve teknoloji yapısını tam anlamıyla ‘kökünden’ değiştirebilecek birçok ‘kullanılan ve kullanılmayan’ deneye/buluşa da imza atmasına rağmen, ders kitaplarında adı nadiren geçer.(wikipedia) ve  bu yazıyı okuyan bir çok insan belkide adını ilk defa duymuştur.Bunun sebebini illuminatiden haberdarsanız ve bu yazıyı sonuna kadar okursanız zaten anlarsınız.

Florasan lambayı,neon ışıklarını,radarın temellerini,hız ölçerlerini,elektron mikroskobunu,elektrodalga fırını ve neon ışıklarınıda Tesla’nın icat ettiğini bilen insan sayısı sınırlıdır. Biz bu yazımızda yazıyı fazla uzatmamak için Tesla hakkında farklı kaynaklardan bilgi edinmeyi size bırakıyoruz,Zira biz bu yazımızda onun İyonesfer çalışmalarını konu alacağız.

Edison ile arasındaki münasebetlerede girmeyeceğim fakat sadece şunu söylemek istiyorum ki terazinin bir kefesine Tesla’yı koysanız diğer kefesene 50 tane Edison koymalısnız ki denge sağlanabilsin,bunu araştırdığınızda zaten göreceksiniz.Tesla atmosferin katmanlarından biri olan iyonesferin insanlığın yararına kullanılabileceğini söylemiş ve bunu ispatlamıştır.

İyonesferin Teslayı ilgilendiren en önemli özelliği elektrik enerjisinin  radyo, ses ve elektromanyetik dalgaların kablosuz olarak çok uzak bir noktadan başka bir noktaya taşıyabilmesidir.Tesla mucizevi bir şekilde adeta insanlığın yararı için var olan iyonesferi kullanma girişimlerine devam eder.İyonesfer vasıtasıyla bugünkü kablusuz iletişim teknoloji şöyle dursun hatta fay hatlarını faaliyete geçirmenin hatta dünyayı ikiye bölmenin mümkün olduğunu söyler .

Bunun üzerine bir deney yapar ve projesini uygulamaya koyduğunda Manhattan’da camları kırılmadık tek bina kalmaz,tüm şehir sallanır.Bu ise yıllar sonra bir luciferian ailenin kontrolündeki çalışmalar ile bir ölüm silahına dönüşecektir ve bunu iddia edenler ise yine komplocu olarak itham edilecek ve bakın enterasan bir komplo teorisi olarak daha gibi tavırlarla karşılaşacaktır. HAARP PROJESİ işte teslanın bu çalışmalarından yola çıkılarak belkide günümüzde kat be kat geliştirilerek oluşturulmuştur.

Ve  yıllar sonra Tesla New York’ta bir otel odasında beş parasız bir şekilde ölü bulundu.Muhtemelen bilmediğimiz bunlara ilaveten gizli kalmış yaptırımlara maruz kaldı ve ömrünün son 30 yılında geçirdiği maddi sıkıntılar ve ruhsal deprosyanlar sebebiyle sadece birkaç patent alabildi. Tesla’nın iyonesfer üzerinde yaptığı çalışmalar ikinci dünya savaşından sonra titizlikle sürdürüldü ve 1993 yılında Alaska Üniversitesi tarafından HAARP projesi resmen yürürlüğe kondu.HAARP’ın görünürdeki faaliyetleri iyonosferin faaliyetlerini ve özelliklerini araştırmaktır..mı acaba?    

Tesla’nın iyonesferi kullanarak Manhattan’ı sarstığından söz etmiştik ve birde yıllarca  üzerinde çalışılarak geliştirilen HAARP projesi ile neler yapılabileceğini tahmin etmek zor değil.   İklimleri etkilemek,suni depremler kasırgalar oluşturabilmek mümkün mü?Buraya tıklayarak,Haarp’ın resmi sitesinden indüksiyon data manyetometresinin data bilgilerine ulaşabiliyorsunuz.Linke tıkladığınızda bulunduğunuz günün tarihine götürecektir sizi,şimdi rastgele tarih seçerek o tarihlere ait verileri sunalım sizlere.Verilen link üzerinden tarihleri girerek bu verilerin aynılarına sizde ulaşabilirsiniz.Bu arada aklınızda bulunsun her deprem Haarp’ın ürünü değildir.          

Şimdi Bunları aklınızda bir fikir oluşsun diye verdim.   Hakkında en çok spekülasyon üretilen depremler son Japonya depremi, geçen seneki Haiti depremi ve tabi ki Gölcük merkezli 17 Ağustos depremiydi. Benim aklıma bunlar geldi, şimdi deprem tarihlerine yakın günlerde ve deprem günlerinde nasıl etkileşim göstermiş, ne yoğunlukta kullanılmış olduğuna bakalım.   9.0 büyüklüğündeki Japonya depremi 11 martta olmuştu değil mi? 9 martta ise 7.2 büyüklüğündeki öncü deprem gerçekleşmişti.O halde 9 Mart’ın bikaç gün öncesinden başlayalım bakmaya.           

İsterseniz 13 Mart’a, 14 Mart’a  da bakın, onlar da son görüntüdeki gibi normal grafikler.   Şimdide Haiti depremine de bakalım.        

Bazı iddialara göre 1995 Kobe depremi, bazı iddialara göre ise 17 Ağustos 1999 depremi, bazı iddialara göre ise her ikisi de HAARP’ın gücünün sınandığı ilk depremlerdi.1995 eski bir tarih olduğundan Kobe depreminin bilgilerine ulaşamıyoruz. O yüzden  17 Ağustos 1999 depremine göz atacaz. Şimdiye kadar hep 3 gün önceden başladık, yine öyle yapalım, depremin 3 gün öncesinden  incelemeye başlayalım.      

17 Ağustos 1999’un verileri yok.Depremden bir gün sonrayada bakalım.             16 Ağustos’un son saatleri,   17 Ağustos’un tamamı,   18 Ağustos’un ilk yarısı   DATA’DA YOK. BİZLE PAYLAŞILMIYOR.  

Neden bu tarihler özellikle? Şimdi bazılarınız bana eminim komplocu,komplo teorisyeni olarak bakmaya bunlarda ne ki,niye bu insanlar böyle boş işlerle uğraşıyor diyorsunuzdur,işte tam olarak sizin gibiler sebebiyledir ki bu ülke bu halde,Hala bu HAARP konusunu, senin benim gibi bir avuç komplocu paranoyağın kuruntusu olarak görüyorsan, o halde o paranoyakların arasına zamanın Türkiye Cumhuriyeti başbakanı rahmetli Bülent Ecevit’i de eklemek gerekiyor.buraya veya buraya tıklayarak habere bakın.

Kendisi 17 Agustos depreminin sabotaj olabileceği yönünde araştırmalar yapıyor fakat deprem dede Ahmet Mete ışıkara tarafından kendisine  ‘Ciddiye almayın, kale almayın’ deniyor,şimdi bu davranış bir bilim adamının sergileyeceği bir davranışmıdır,bir bilim adamının öncelikle şüpheci olması gerekmiyor mu?Nekadar doğru ne kadar yanlış olduğunu bilemeyiz ama bazı mason listelerinde adıda geçiyor.Mesela bu sitede.

Fakat bir kimsenin mason olup olmadığını kendisi açıklamadan veya bağlı olduğu locadan bir belge yayınlanmadan bilemeyiz,genelde hep ölümünden sonra anlaşılır,yani iş işten geçtiktten sonra:)O yüzden bu site neye göre bu isimleri sıralamış bilemediğimden bunun takdirini size bırakıyorum.  

Şimdi gelelim diğer bir hususa sayfamızı takip edenler iyi bilirler ki,illuminati (planladıkları) olayları meydana gelmeden önce bize hayali medya ile sembolize eder,mesela 11 eylülü bir çok filimde sembolize etmişlerdi ,eğer” 11 eylül saldırılarını el kaide yapmadı mı?”diyen varsa da,bi zahmet en azından google illuminati nedir diye aratsın  ve araştırsın.

Herneyse 1997 yılında çekilen komplo terorisi filminde yani deprem olmadan 2 yıl önce,türkiyede 7.3 şiddetinde deprem olduğu ve birçok ölü ve yaralıların olduğuna işaret ediliyor.Bunun yanında başkanın Türkiye ziyaretinede işaret ediliyor. Şimdi tüm bunlara tesadüf mü diyeceğiz?İlluminati’nin olayları meydana gelmeden önce sembolize ettiğini de bildiğimiz halde?Tabiki tesadüf değildir.   Yazı çok fazla uzun oldu,dahada fazla uzatmadan son bir hususa da değinerek bitirelim,şu meşhur illuminati kartları,duymayan kaldı mı ki?duymayanlar tıklayın


Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşınız.

Bir Cevap Yazın