Tesla herseyi biliyordu

Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşınız.

Nikola Tesla, yeryüzünün sabit ve düz olduğunu ve bir gökkubbemiz olduğunu çok iyi biliyordu. Herkes için ücretsiz olan teknolojide gelişmek için gerekli tüm unsurlar beşeri bilimlerin hizmetindeydi. Ne yazık ki, açgözlülükle dolu kötü zorbalar devreye girdi, patentlerini aldı ve Tesla’nın bilgisini gerçek bilimin diğer tüm bilgileriyle aynı güvende tuttu. Bize verdikleri şey, gizli bir uzay programı, sürekli yalan yumurtlayan NASA, yüksek enerji fiyatları, hava durumu manipülasyonu, Monsanto, trans hümanizm ve CERN…
Dünyanın bir gezegen olmadığı, aslında eterik bir alem olduğu gerçeğini kavramak çok kolay değildi, Eteri yok sayan bir bilim zaten ilk başından beri insanlığı yanıltmak için kurgulanmıştı, Akıllıca tasarlanmış ilahi bir yaradılışın nasıl olduğunu kavramak için alışılmış çalışma şekillerinin ötesine geçilmeliydi, Büyük resme baktığında Elektromanyetizma tarafından desteklenen muhteşem bir makine görebilmek ömürlerini bilime adayan çoğu kişiye nasip olamıyordu.
Tesla bu makinaya nasıl şarkı söyleteceğini biliyordu.
Bunun dev kubbeli bir batarya olduğu fikri elbette birçok şüphecinin sorularını beraberinde getirdi, ancak onlara sistemin nasıl çalıştığını defalarca kez gösterdi. Aslında elektromanyetik kubbenin zarif sadeliği, birkaç temel ilkeden ve açık fikirli olmaktan fazlasını gerektirmiyordu. Bunu açıkladı ve ondan gelen enerjiyi kullanarak bildiklerinde ne kadar haklı olduğunu defalarca kez kanıtladı, bugün adına süper hücre dediğimiz termodinamik kararsızlığın isminin gerçek sahibi, aslında gökkubbenin içsel yapısı ve işleyiş biçimidir.
Charles Augustine De-Coulomb, JJ Thomson ve Tesla, insanların, hayvanların, kuşların ve bitkilerin tatlı suya ihtiyacı olmasına rağmen, devasa tuzlu su okyanuslarının tesadüfen orada olmadığını çok iyi biliyorlardı.
Tuzlu su, dünyayı ve onun biyosferini güçlendirmekle ilgili her şeye sahiptir. Tuzlu su, elektriği iletmek ve elektronları anottan (+) katoda (-) taşımak için etkili bir elektrolitik çözelti oluşturur. İçinde yaşadığımız bu alemde Artı Uç (anot) Au Güneştir ve Altın elementinin plazma halindedir, Eksi uç (katot) ise Ag Aydır ve Gümüş elementinin plazma halidir.
İhtiyaç duyulan diğer şeylerse; Elektrolitik metaller ve harici bir güç kaynağıdır. Metaller çeşitli miktarlarda ve yüzdelerde Çinko, Magnezyum, Bakır, Nikel, Demir, Pirinç ve diğerleri olabilir. Harici elektrik yükü 7.83 Mhz olan toprakların Schumann Rezonansıdır. Bu, örneğin Çinkodaki elektronların soyulup bakıra geçeceği kimyasal bir reaksiyon oluşturma gücü sağlar. Bu işleme Oksidasyon ve İndirgeme denir.
Aşağıdaki kurallar hem elektrolitik hem de galvanik / voltaik hücreler için geçerlidir.

  1. Anot her zaman oksidasyonun meydana geldiği yerdir, bu oksidasyon plazmada olunca hidrojenin helyuma dönüşümü şeklinde ezberletildi.
  2. Katot her zaman indirgemenin gerçekleştiği yerdir, 28 günde bir yeni ay döngüsüne geri gelir.
  3. Anot elektronları fırlatır, Katot elektronları alır.
  4. İyonlar = elektrolit.
  5. Elektrolitler iyonların hareketiyle elektriği iletirler.
  6. Elektrolitler olmadan devre olmayacaktır çünkü onlarsiz elektrik iletilmez.
  7. Doğal yıldırımlar bu bobin denklemini daima eşitlerler, hangi noktaya iletim gerekirse oraya yıldırım düşer.
    Elektromanyetizma ev dediğimiz elektromanyetik kubbeyi yaratan bu kimyasal reaksiyondur. Ve tüm dünyayı ücretsiz olarak aydınlatmanın bir yöntemidir, bunun için dünyanın herhangi bir noktasından kubbeye belli bir açıyla frekans göndermek gerekmektedir, ve maalesef bu teknoloji karanlık zihniyetlerin eline geçmiş ve günümüzde HAARP belası olarak kullanılmaktadır.
    Dünya adını verdiğimiz bu alem aslında kimyasal bir reaksiyondan, frekanslardan ve elektromanyetizmadan ibarettir, bizlerse kapalı devre bir Tesla bobinin içinde birbirimizi yemekle o kadar meşgulüz ki, kafamızı kaldırıp bu gerçeğin bir türlü farkına varamadık.
    Charles Augustine De-Coulomb, JJ Thomson ve büyük Nikola Tesla bu gerçeğin o yıllarda farkindaydilar ve dünyanın sahibi olduklarını iddia eden güçler tarafından durduruldular.

Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşınız.

Bir Cevap Yazın