Theseus ve Minotauros


 Böylece Minos, utancını gizlemek için canavarı bir hapishanede saklamaya karar verdi ve büyük yetenek sahibi ünlü mimar Daedalos’un çizimiyle bir yer yaptı. Bu hapishane gözleri aldatan labirent geçitleriyle…

OVİDÎUS, 1. YÜZYIL

Theseus ve Minotauros hikâyesinin (ki, bazı bölümleri İÖ 6. yüzyıl sonralarına kadar izlenebilir) İÖ 2. yüzyıl kaynağı Atinalı Apollodoros’a göre Theseus, Atina’nın eski bir kralıydı. Babası ölümlü kral Aigeus ise de, “biyolojik babası”nın Tanrı Poseidon olduÄŸu iddia edilmiÅŸtir. Theseus’un hikâyesinin ana konusu bir gencin çeÅŸitli güçlüklerle baÅŸederek ergenliÄŸe eriÅŸmesidir. Yunan mitolojisinde çok rastlanıldığı üzere erkekliÄŸe giden yol gurur, ironi ve hüzünle kaplıdır. Ancak bu hikâyenin baÅŸka bir tarihsel gerçeÄŸi var mıdır?

Theseus’un Troizen köyünde doÄŸumundan sonra Aigeus, yeÄŸenleri PallasoÄŸulları’nın intikamından korktuÄŸu için çocuÄŸunu Atina’ya götürmemiÅŸti. Troizen’den ayrılırken, büyük bir kayanın altına kılıcını ve sandaletlerini gizlemiÅŸ ve karısı Aithra’ya çocuÄŸu bu nesneleri kayanın altından tek başına çıkartacak kadar büyüyene ve güçlenene kadar köyde tutmasını söylemiÅŸti. Ancak bu iÅŸi baÅŸardıktan sonra Theseus’un Atina’ya babasının yanına gitmeye izni olacaktı. Theseus on altı yaşına geldiÄŸinde güçlü kuvvetli bir delikanlı oldu. Annesi Aithra da onu kayanın yanına götürdü. Delikanlı kayayı kolayca kaldırıp babasının eÅŸyalarını aldı. Bu görevi baÅŸardıktan sonra aldığı talimat uyarınca Atina’ya gitmeye karar verdi. Aithra onun deniz yoluyla gitmesini istiyorsa da, Theseus haydutlar, yolkesenler ve vahÅŸi hayvanlarla dolu tehlikeli kara yolunu seçti.

BeklenildiÄŸi gibi yol boyunca pek çok tehlikeyle karşılaÅŸtı ve hepsinin üstesinden geldi. Büyük gücünü ve kurnazlığını kullanan Theseus, baÅŸka kahramanlıkların yanı sıra Periphates’i öldürüp onun gürzünü elinden aldı, eÅŸkıya Skiron’u yenerek denize attı, kötü yürekli Prokrustes’i öldürdü, “Crommion’un vahÅŸi diÅŸi domuzu”nu imha etti

(Üstte) Theseus, Minotauros’a bu göz kamaÅŸtırıcı labirentin ortasında öldürücü darbeyi vurmaya hazırlanıyor. Salzburg yakınlarında bir Roma villasından mozaik, 400 yılları civarı. (Altta) İÖ yaklaşık 500-413 yıllarına ait Knossos’tan gümüş bir sikkede koÅŸan Minatauros, efsane ile süregelen iliÅŸkiyi gösteriyor.

ATİNA’NIN KAN BEDELİ: MİNOTAUROS’U BESLEMEK

Theseus, Atina’ya geldiÄŸinde ülkesine çöken büyük bir felaketle karşılaÅŸtı. Uzun yıllar önce -Apollodoros, Troya Savaşı’ndan üç kuÅŸak önce der- Girit Kralı Minos’un oÄŸlu Androgeas, Atina’ya karşı bir savaÅŸta öldürülmüştü. Kral Minos öfkesi ve yası için kan parası istedi ve Atinalılar da Girit’le daha büyük bir çatışmaya girmemek için bunu kabul ettiler. Her yıl (efsanenin bazı anlatımlarında dokuz yılda bir kere) Atinalı yedi genç erkek ve yedi genç kız Girit’e götürülecekler ve burada yarı insan yarı boÄŸa Minotauros’a yem olmak üzere verilecekler ve o da onları Labyrenthos (labirent) hapishanesinde öldürecekti.

Knossos Sarayı’ndaki bu duvar resminde bir törende genç cambazlar ve saldıran boÄŸa. Bu tür uygulamalar Atina gençlerinin Minotauros’a kurban edilmeleri hikâyesinin temeli olabilir mi?

Minotauros’un kökeni Kral Minos’un tanrıları kandırma boÅŸ çabasına kadar izlenebilir. Minos, tanrılara kurban edeceÄŸi kusursuz bir boÄŸa için dua etmiÅŸ, Poseidon da buna razı gelmiÅŸti. BoÄŸa o kadar muhteÅŸem bir hayvandı ki, Minos onu kendine saklayıp daha az kusursuz bir hayvan kurban etmeye karar verdi. Poseidon, Minos’un yaptığı iÅŸi anlayarak ona bir ceza verdi. Öfkeli Tanrı’nın Minos’un karısı Pasiphae’ye yaptığı büyü nedeniyle kadın tanrısal boÄŸaya âşık oldu. BoÄŸayla birleÅŸmesi sonrası hamile kalıp Minotauros’u doÄŸurdu. Minos ünlü mimar Daedalos’a Minotauros’un hapsedileceÄŸi karmaşık bir Labyrenthos inÅŸa ettirdi ve böylece Girit halkı bu yarı insan yarı boÄŸa yaratığın tahribatından korunmuÅŸ oldu.

Theseus Atina’ya vardığında, son kurban grubu kendilerini Girit’e ve ölümlerine götürecek olan kara yelkenli gemiye binmek üzereydi. Theseus, Minotauros’u yenip bu korkunç kurban iÅŸine son vereceÄŸine inanarak seçilmiÅŸlerden birinin yerine geçmek istedi. Kral Aigeus oÄŸlunu vazgeçirmeye çalıştı ama sonunda bir ÅŸartla isteÄŸini kabul etti: Theseus, Minotauros’u öldürüp Labyrenthos’tan kurtulabilirse Girit gemisiyle muzaffer olarak Atina’ya dönerken babasının baÅŸardığım anlaması için kara yelkenler yerine beyaz yelkenler takacaktı.

Theseus ile diÄŸerleri Girit’e varınca Labyrenthos’a götürüldüler. Kral Minos ile Pasiphae’nin kızı kurnaz Ariadne, Theseus’u görür görmez ona âşık oldu ve Labyrenthos’ta kaybolmasını önlemek için basit bir strateji geliÅŸtirdi. Theseus uyumakta olan Minotauros’a eriÅŸinceye kadar kızın verdiÄŸi ipek iplik yumağını boÅŸalttı. Minotauros uyandı ve çok ÅŸiddetli bir mücadeleden sonra Theseus canavarı öldürdü. Sonra ipi izleyerek kapıya ulaÅŸtı ve Atina’ya döndü. Ancak ne yazık ki yelkenleri deÄŸiÅŸtirmeyi unutmuÅŸtu. Aigeus kara yelkenleri görünce, oÄŸlunun öldüğünü düşündü ve acısından yüksek bir yardan denize atlayarak hayatına son verdi.

(Üstte) Genelde kalpsiz bir canavar olarak resmedilmesine raÄŸmen G. F. Watts’ın Minotauros’u burada hüzünlü görünmektedir. (Altta) Theseus, Minotauros’u öldürdükten sonra cansız gövdesi üzerinde dinleniyor. Antonio Canova’nın heykeli, 1781-83.

THESEUS VE MİNOTAUROS: GERÇEK PAYI VAR MI?

Girit’teki bu efsane konusunda herhangi bir arkeolojik kanıt var mıdır? Yarı insan yarı boÄŸa yaratığı bir kenara bırakırsak Apollodoros’un Girit’te Kral Minos’tan söz etmesinin ilginç olduÄŸunu görürüz. Girit’te Knossos’ta 1900 yılında Sir Arthur Evans’ın baÅŸlattığı arkeolojik kazılar daha önce bilinmeyen bir uygarlığın varlığını ortaya çıkarmıştır. Evans buna Kral Minos’un adıyla Minos uygarlığı adını vermiÅŸ ve doruk noktasına İÖ 50 ile 1420 arasında eriÅŸtiÄŸini saptamıştır. Eski Giritliler’in boÄŸaların nemli rol oynadığı bir dinleri vardı. Knossos’ta çok büyük bir Minos sarayındaki bir freskte bir dini tören olabilecek bir sahnede cambazlar bir boÄŸanın üzerinde takla atmaktadırlar. Sarayın duvarları kireçtaşından stilize edilmiÅŸ büyük boÄŸa boynuzlarıyla süslüdür. Sarayda bulunmuÅŸ tören kapları boÄŸa başı biçiminde yapılmıştır. Knossos Sarayı’nın planı da 20 bin metrekareye yayılmış yüzlerce, belki de bin odalı bir labirent görünümündedir. Bu gerçek bir labirent olup insanlar tapınak ile Minotauros’un Labyrenthos’u arasındaki iliÅŸkiyi çok eskiden beri kurmuÅŸlardı. İÖ 500 yılında, tapınak çoktan terk edilmiÅŸ olduÄŸu sırada Giritliler, bir yüzünde Minotauros bir yüzünde bir labirent olan paralar basmışlardı.

Bu nedenle Theseus ve Minotauros efsanesinin, efsane dürbünüyle bakılan gerçek bir tarih olayını taşıdığı düşünülebilir. Hikâye Yunanlılar’ın Minos uygarlığına tabi olduÄŸu bir dönemi yansıtıyor olabilir ve Minotauros’un Labyrenthos’u da, Knossos’taki kazılar sonrası ortaya çıkan Tunç Çağı saray-tapınağının karmaşık oda düzeninin mitolojik yorumu olabilir. AraÅŸtırmacılar Rodney Castleden ve J. Lesley Fitton, Theseus’un Minotauros’u öldürüp Yunanlılar’ın Minoslular’a ödedikleri korkunç kan parasına son vermelerinin Yunan uygarlığının yükselerek Minoslular’ın Tunç Çağı boyunduruÄŸundan kurtulmalarının efsanevi bir mecazı olduÄŸunu iddia etmektedirler.

Girit dönüşü Theseus’un kral oluÅŸu, tanrıça Athena ÅŸerefine Panathencia, Poseidon ÅŸerefine de İsthos ÅŸenliklerini düzenlemesi, halkın çıkarlarını gözeten, zenginlerle soyluların ayrıcalıklarını kısıtlayan toplumsal yasalar çıkarması, bir yanda çeÅŸitli yiÄŸitliklerini sürdürmesi, hatta arkadaşı Lapith kralı Peirithos’la birlikte Argonautlar’ın seferlerine katılması, Kalydon avına gitmesi, Oidipus’u Attika’ya kabul edip rahatça ölmesini saÄŸlaması baÅŸka efsanevi özelliklerindendir.

(Üstte) Knossos’tan boÄŸa baÅŸlı törensel sıvı kabı. Minoslular’ın sanatında sık sık boÄŸa simgelerine rastlanılması bunların büyük dini önemlerine iÅŸaret etmektedir. Yunanlılar’ın yarı insan yarı boÄŸa Minotauros efsanesinin kaynağı bu olabilir. (Altta) Knossos Sarayının planı: Merkezdeki büyük bir avlu çevresinde koridorlardan ve odalardan oluÅŸan bir labirent.

Yorum Gönder

0 Yorumlar