666, İncil’de geçen Deccâl’in sayısı ve iÅŸaretidir. Deccâl, sözlükte “bir ÅŸeyi örtmek, yaldızlamak ya da boyamak” anlamındaki decl kökünden türeyen bir sıfat olup klasik kaynaklarda “âhir zamanda ortaya çıkıp göstereceÄŸi hârikulâde olaylar sayesinde bazı insanları dalâlete sürükleyeceÄŸine inanılan kiÅŸi” diye tarif edilir. Deccâl kelimesi, Kurân-ı Kerîm’de geçmemektedir. Hz. Muhammed’e nisbet edilen rivayetlerde “muhatabını aldatmak gayesiyle güzel sözler söyleyen kiÅŸi; bir kaşı ve gözü bulunmayan kötü kimse” anlamındaki Mesîh kelimesiyle birlikte “el-mesîhu’d-deccâl” ve “mesîhu’d-dalâle” ÅŸeklinde kullanılmıştır.[1]
Hıristiyan eskatolojisinde Antichrist, Yahudi eskatolojisinde ise Armilus karşılığı olarak bilinir.[2]
Deccâl, tarihte Babil mitolojisindeki Kaos mitlerine dayanır. Burada Suların ve Karanlıkların hakimi Tiamat, tanrılara isyan etmiÅŸ, Tanrı Ea’nın oÄŸlu Marduk tarafından maÄŸlup edilmiÅŸtir. Dünyanın sonuna doÄŸru tekrar tanrılara karsı çıkacağına inanılmaktadır.[3]
Eski İran inançlarında görülen iyiliÄŸi temsil eden akıl tanrısı Ahura Mazda’nın karanlıkta yaÅŸayan muhalifi Angra Mainyu ile devamlı mücadelesi, Deccâl kavramının ilk köklerini teÅŸkil etmektedir.[4]
Eski Ahit’te gelecek tasavvurunda Allah’ın kuvvetleri ile ÅŸeytanın kuvvetleri ki bunlar Deccâl konumunda olanlardır, arasındaki büyük savaÅŸtan bahsetmektedir. Burada Allah’a inananlar ile onlara düşmanlık edenler savaÅŸacaklar ve sonucunda Allah kendisine inananları destekleyecek ve inananlar zafere ulaÅŸacaktır.[5][4]
Yahudi kaynaklarına baktığımızda Deccâl kavramı için geçen olayları şu şekilde ifade edebiliriz:
a. Yahudi kutsal kitabında anlatılan Gog ve Magog kıssası. Bu kıssada ahir zamanda, ÅŸer kuvvetlerin büyük ve korkunç bir plan hazırladıklarından bahsedilir. Bu ser kuvvetlerin kumandanı Gog’dur. Gog Rab Yahve tarafından nasıl maÄŸlup olduÄŸu anlatılmaktadır. Gog burada Rab Yahve’nin ahir zamanda çıkacak olan düşmanıdır. Tarihi bir ÅŸahsiyet deÄŸildir. İsrail halkına saldıracak ser ordularının hepsinin komutanlarını temsil eden bir semboldür.[6]
b. Deccâl kavramını müşahhas bir ÅŸekilde ortaya konulduÄŸu yer Eski Ahit Kitabının Daniel bölümüdür. Daniel’de Deccâl için müşahhas bir örnek verilmekte, “küçük boynuz, canavar” tabirleriyle sembollendirilen ve insanüstü özelliklerle tasvir edilen bu örnekle Yahudilere zulüm ve eziyette bulunan 4. Antiochus Epiphanes kastedilmektedir. Antiochus zalim bir hükümdar, büyük orduların kumandanı, üç kralı yenen, azizlere zulmeden, Allah’ın mabedini tahrip eden bir Deccâl tipidir. [4]
Hıristiyanlıkta deccâl, “anti-christ” tabiriyle Mesih’in düşmanı olarak Kutsal Kitap’taki Yuhanna’nın mektuplarında yer alır.[5] Âhir zamanda zuhur edecek düşman ÅŸeklinde telakki edilen deccâl Yeni Ahit’te birçok yerde geçer.[7] Süryânî çevrelerde “anti-christ” tabiri için İslâmî kaynaklardaki deccâl teriminin aslı olduÄŸu ileri sürülen daggala kelimesi kullanılır. Hıristiyan dünyasında kökleri Helenist YahudiliÄŸe kadar giden, İslâmî çevrelerce de paylaşılan bu terim ve onunla ilgili telakkiler tarihî seyri içinde inanç, teoloji, sanat, edebiyat ve siyasette önemli roller oynamıştır.[1]
666 sayısının Deccâl’le iliÅŸkilendirilmesinin sebebi Kitabı Mukaddes’in Vahiy cüzinde kıyamete dair görüsü sırasında Yuhanna’ya 666 sayısının Åžeytanın rakamı olduÄŸunun ve bu sayının bir kiÅŸiyi belirttiÄŸinin söylenmesidir. Yuhanna zamanında yeryüzünü yöneten İblise Roma İmparatoru Neron, hayli uygun bir adaydır. İbrani alfabesi kullanılırsa, ilk Hıristiyanların acımasız katili “Sezar Nero”nun isminin sayısal karşılığı 666 çıkar. Her ne kadar Hz. İsa havarilerine ikinci geliÅŸinin vaktinin hiç kimsenin bilmediÄŸini kesin bir ÅŸekilde söylemiÅŸ olsa da, kimi Hıristiyan teologlar asırlardır Deccâl’ın iktidara geliÅŸi ve yeryüzünü 7 yıl boyunca yönetmesini, iyi ile kötü, İsa’nın orduları ile Åžeytan’ın orduları arasındaki son savaÅŸ olan Armegeddon’u baÅŸlatacağını söylemektedir.[8][9]
17. ve 18. ayetlerdeki veriler onun isminin sayısını 666 rakamı olarak vermektedir. Bazı Latince harfler aynı zamanda rakamları da içerdiÄŸinden bu harfleri basitçe toplamamız gerekmektedir. Bu, “Anti-christ”, yani Mesih-karşıtını tanımlayan peygamberlik ön bildirisidir (2.Selanikliler 2, 3-12; 1.Yuhanna 4, 3; 2.Yuhanna 7; Romalılar 8, 3 ile karÅŸ). Grekçe “Antichrist” sözcüğünün karşılığı, “kendisini meshedilmiÅŸ olanın yerine koyan (anti:karşıt ve crio: meshetmek)” demektir.[10]
Son 2000 yıl boyunca canavarın sayısı olan 666 rakamını çözmeye çalışan çok sayıda yorum piyasaya sunulmuÅŸtur. Havari Yuhanna bunun büyük bir bilgelik gerektirdiÄŸini söylemesi, bir kere bizim bu konuda çok temkinli davranmamız gerektiÄŸini hatırlatmalı. “Vahiy yorumu” kitabının yazarı Carlos Madrigal de “altı” rakamıyla ilgili olarak ÅŸunu yazar:
“6, Åžeytan’ın isyanına uymuÅŸ olan insanın, Tanrı’ya ulaÅŸmak ve kendini kendi tanrısı olarak ilan etmek için sarf ettiÄŸi bütün boÅŸ çabaları simgeler. ‘Altı’, asla ‘yedi’ olamayan sayıdır! Bununla birlikte okuduÄŸumuz bu son ayette belirtildiÄŸi gibi, Åžeytan-insan iÅŸbirliÄŸinin son baÅŸkaldırısının simgesi olan 666, aynı zamanda bir kiÅŸinin ismini simgeliyor.” [11]
Hıristiyanlığın ilk yıllarında Neron Deccâl olarak düşünülürken, Haçlı seferleri sırasında Yahudiler Türkleri Deccâl olarak görmüş, Türklerin İsrail’in intikamını alarak Hıristiyan kiliselerini ahıra çevireceÄŸini düşünmüştür. Vahiy kitabında Deccâlın simgesi 666’dır:
“Hikmet buradadır. Anlayışı olan, canavarın sayısını hesap etsin: çünkü insan sayısıdır ve onun sayısı altı yüz altmış altıdır” [12]
6 sayısı, kusurluluÄŸa iÅŸaret eder. Kutsal Kitapta sayılar çoÄŸunlukla sembolik anlamda kullanılır. Yedi rakamı genellikle tamlığı ve kusursuzluÄŸu temsil eder. Yediden bir eksik olan altı sayısı ise Tanrı’nın gözünde eksik ya da kusurlu olan bir ÅŸeye iÅŸaret edebilir ve Tanrı’nın düşmanlarıyla baÄŸlantılı ÅŸeyleri simgeleyebilir.[13]
666 sayısının İncil’deki anlamlarının yüzeysel olarak kastedilenlerden baÅŸka bir anlamı olmaması da mümkündür. Ancak St. John, 666 sayısını sayı sembolizmini alegorik olarak kullanan Musevi mistisizmine baÄŸlamaktadır. Muhtemelen aynı geleneÄŸi izleyen kiÅŸilere yönelik bazı mesajlar vermeye çalışıyordu ama günümüzde artık bu mesajlar belirsizdir. Yine bir tesadüf olarak, eski Roma rakamları da büyükten küçüğe dizildiklerinde toplamı 666 sayısını vermektedir:
D = 500
C= 100
L= 50
X= 10
V= 5 1= l
666.
Bu yüzden canavarın sayısı olarak kabul edilen 666’nın Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesini saÄŸlayan Roma otoritelerini temsil ediyor olma olasılığı da yüksektir. Hıristiyanlık dininin İngiltere Adaları’nda yayılmaya baÅŸladığı yıllarda 666 sayısı M.S. 946’da St. Dunstan tarafından yaptırılan ünlü Glastonbury Manastırı’nda da yer almaktadır. Bu, ilk olarak Bligh Bond’un 1920’deki araÅŸtırmasında ortaya çıkmıştır.[14]
Sonraki dönemlerde gerek Martin Luther gerekse John Jewel tarafından Papa ve papalığın Deccâl olarak tarif edildiği görülmektedir.[15]
Kurân-ı Kerîm’de deccâl ile ilgili hiçbir açık ifade bulunmadığı açıktır. Hadis olarak rivayet edilen metinlerden elde edilebilecek en belirgin hüküm ise deccâlin yeryüzünde inkârcılığı yaymaya çalışan, kutsal deÄŸerleri yok sayan ve kötülük faaliyetlerini destekleyen bir akım niteliÄŸi taşıdığıdır. Bu akımın çeÅŸitli yüzyıllarda temsilcileri olmuÅŸ, bundan sonra da olacaktır. Buna göre deccâl hârika bir varlık, belli bir ÅŸahsiyet ve tek bir insan olmaktan çok her dönemde kötülüğü temsil eden bir tiptir. Deccâl ile ilgili çeÅŸitli rivayetlerde yer alan olaÄŸan üstü maddî tasvir ve ayrıntılar ya isnat açısından sahih deÄŸildir, ya da râvilerin sehivlerine mâruz kalmış ya da onların indî yorumlarıyla karışmıştır. Bu tür rivayetler tevâtür derecesine ulaÅŸmadığından, ayrıca hicrî 5. yüzyıldan itibaren mecazi mânalarına yorumlanmaları İslâm âlimlerince mümkün görüldüğünden maddî bir deccâlin varlığını benimsemeyenlere küfür ya da dalâlet isnat etmek de doÄŸru deÄŸildir.[16]
Kurân’da geçmese de deccâl figürü, en önemli hadis mecmualarında yer alan pek çok hadisle teyit edilmiÅŸtir. Bununla beraber, deccâl asla OrtaçaÄŸ edebiyatının bir konusu olmadığı gibi, Hıristiyan tarihinde olduÄŸu seviyede bir konu da olmamıştır.[17] David Cook’un modern apokaliptik konusuna tahsis ettiÄŸi makalesinde de [18] iÅŸaret ettiÄŸi gibi, deccâl, klasik dönem boyunca Müslümanlara ait apokaliptik hikâyelerin fantezi dünyasında çok popüler bir figür deÄŸildi. Deccâl konusuna tahsis edilmiÅŸ kitap nadiren bulunur. Sadece son yüz yılda deccâl figürü, daha fazla gündeme geldi ve giderek dinin konusu olmaya baÅŸladı. Sonuç itibariyle deccâl, Müslüman yazar ve yayınevi sahiplerinin çekici bir konusu hâline geldi.[19][20]
Deccâl’den, Nostradamus da söz eder:
X, 66
“Amerikan iktidarı yüzünden Londra’nın baÅŸkanı
İskoçya Adası’nın buz kalıbında yatacak
Kızıl Krallığı, bir o kadar müzevir Deccâl bulacak.
Ve o hepsini savaÅŸa sokacak.” [21]
İlk inanç eseri olarak Didache’de deccâl dünyanın zalim hâkimi, ÅŸeytanî kuvvetlere sahip bir varlıktır. Irenaeus’tan itibaren kilise babalarının konuları arasına deccâl de girmiÅŸtir. Irenaeus, “anti-christ”in mistik 666 sayısı üzerinde durup onu Roma İmparatoru Lateinos ya da tercihen Teitan ile özdeÅŸleÅŸtirirken Vahiy kitabındaki imparatorun ÅŸeytanî deccâl olduÄŸunu belirten açıklamaya dayanmıştır. Tertullian, deccâl terimini bütün dinsiz ve âsi kimseler, Cyprian da ayrılıkçılar için kullandı.
Origen, birçok deccâlin çıkacağını ve en büyüğünün âhir zamanda geleceÄŸini yazdı. Hippolytus’tan sonra Victorinus Vahiy kitabına yazdığı tefsirde, daha sonra Lactantius da meÅŸhur eseri “Divine Institutes’in 7. cildinde deccâl geleneÄŸini ele aldılar. Konu Commodian tarafından 5. yüzyılın ortalarında geliÅŸtirildi. Gotlar’ın Roma’yı alıp Hıristiyanları rahatlatmalarından sonra Neron, Roma’yı yeniden ele geçirerek onlara 3, 5 yıl zulüm yapmıştı. Bu olay üzerine Yahudilerin ülkesini yeniden zapt edip kendisine taptıran bu ikinci deccâli Mesîh’in yeneceÄŸi, ülkeleri dinine döndürüp Kudüs’te krallığını kuracağı inancı doÄŸdu.
Zamanla deccâlle ilgili çok sayıda risâle yazıldı ve Ephrem, Bede, Methodius, Adso, Nerses, Kudüslü Cyril, Chrysostom ve diÄŸerlerine atfedildi. Halk arasında bu menkıbeler büyük ilgi gördü. Bunlar üzerinde Grekçe, Latince, Süryânîce, Koptça, Ermenice, Farsça, Arapça baÅŸta olmak üzere çeÅŸitli dillerde eserler yazıldı. İslâm’ın doÄŸuÅŸundan sonra ortaya çıkan Grekçe sahte Metodius metni Latinceye de çevrilmiÅŸ, bu eserdeki deccâl tasvirleri OrtaçaÄŸ kiliselerinin vazgeçmediÄŸi kör, topal ve her türlü melânete cüret eden bir insan ÅŸeklinde halkı ÅŸartlandırmıştır.
DoÄŸu Hıristiyanlığı’na mensup bazı babaların, daha sonra da Batılıların Hz. Muhammed’i de 666 sayısına uydurmaya çalışarak (Maometis ÅŸeklinde) Deccâl ilan etmeye kalkışmaları, Batı’da iç kavgalarda ileri gelen dini siyasi liderlerin birbirlerini Deccâl, “Deccâl’in Öncüsü” diye itham etmeleri, Yahudilerin Haçlı seferlerinde Deccâl’e bel baÄŸlayarak Türk denilen bir Deccâlin İsrail’in intikamını alıp Hıristiyan kiliselerini ahıra dönüştüreceÄŸini yaymaları, Deccâl fantezisinin insanlarca nerelere kadar çekilebileceÄŸinin örneklerini oluÅŸturmuÅŸtur.
OrtaçaÄŸ’da kilise vâizleri, Vahiy kitabındaki 666 rakamına 1000 ekleyerek deccâlin çıkış tarihini 1666 olarak vermeye baÅŸlamışlar, bu durum büyük sıkıntılar meydana çıkarmış ve idareciler sonunda bunu yasaklamışlardır. Florisli Joachim, deccâli bir sahte papa olarak düşündü. Çünkü papalık Waldensiyenler’e, spritüel Fransiskenler’e eziyet etmekteydi. İmparator 2. Frederick ile Papa 9. Gregory arasındaki kavgada da iki taraf birbirini deccâllikle suçladı. Reform öncesi ve sonrasında bütün Protestan reformcular, Roma kilisesini ve papalığı deccâllikle suçlarken kendileri de aynı ithama mâruz kaldılar.[1]
1760’tan bu yana Batı’da deccâl konusu yeniden ilgi toplamış, Fransız İhtilâli de bunu kamçılamıştır. Batılılar Hz. Muhammed’i, Müslümanları, Türkleri, Büyük Peter’den Kraliçe Mary, Oliver Cromwell, Napolyon Bonapart, 3. Napolyon, Vladimir Lenin, Kaiser Wilhelm, Adolf Hitler ve Joseph Stalin’e kadar birçok ileri gelen kimseyi deccâl olarak kabul ederken Afrikalı Müslümanlar Avrupalı sömürgecileri deccâl olarak görmüşlerdir. 1927’de yayımlanan bir İngiliz hükümet raporunda bu inancın Afrikalı Müslümanları ayakta tuttuÄŸu belirtilmiÅŸtir.[22]
Günümüzde çağdaş Batılı yazarlar deccâl kavramını tarihî şahsiyetlerle özdeşleştirmeyi uygun görmemektedir. Genel anlayışa göre deccâl henüz zuhur etmemiştir.[1]
Kudüs’ün merkezinin boylamı 31 derece 47 dakika kuzey, enlemi de 35 derece 13 dakika doÄŸudur. Bu iki sayının alt alta toplamından 666 sayısı elde edilir ve bu, kıyamet sırasında Deccâl’in Kudüs’te ortaya çıkacağının iÅŸaretidir.
Avrupa Parlamentosu’nun salonunda parlamenterlere ait olan koltukların her birinin bir numarası vardır ama 666 numaralı koltuk kimseye tahsis edilmemiÅŸtir ve boÅŸtur.[23]
666 rakamından, Deccâl’in yarın dünyaya geleceÄŸi sonucunu çıkaran ve bebeklerini 6 Haziran 2006’da doÄŸurmak istemeyen anne adayları, sezaryen için hastanelere akın etti. Bunlardan biri olan Melissa Parker isimle İngiliz kadın, doÄŸumunu daha önce yapmak için hastane yönetimini ikna etmeye çalıştı. “The Omen” (Kehanet) filminin etkisinde kalan Parker, 6.6.6 tarihinde bebeÄŸini dünyaya getirmekten korktuÄŸunu belirterek, “Çocuk kötü birisi olacak diye çok korkuyorum. Daha kötüsü, bebeÄŸimin kendisi ÅŸeytan ya da Deccâl olabilir” dedi.[21]

Son yıllarda bir malın alınıp satılmasında, malın fiyatı dahil gereken diÄŸer özelliklerinin kolayca takip edilmesinde, elektronik okuma kolaylığı için, eÅŸyanın üzerine barkot denilen siyah düz çizgiler içeren etiketler vurulmaktadır. Bu iÅŸaretleri taşımayan eÅŸyaların alınıp satılması, önemli marketlerde artık mümkün deÄŸildir. Bu sistemi IBM firmasında çalışan, George Joseph Laurer isimli bir mühendistir. İşin asıl ilginç yanı, Barkod sisteminde iki baÅŸta ve ortada ki uzun çizgilerin sayı deÄŸeri 666 olmasıdır. Gazeteciler bu konuyu mühendis Laurer’e soruyor ama o, bu sayı deÄŸerine nasıl ulaşıldığını ve niçin gizlendiÄŸi sorusuna “her ÅŸeyin rasgele seçildiÄŸini” söylemiÅŸtir.
Tabii IBM bilgisayar programcısı bir firma olması ve sahibinin de bir Yahudi olması hep akıllara, bunların kör bir tesadüf mü yoksa kehanetleri bilen birilerinin olayları kurgulama çalışmalarının sonucu mu diye düşünmekteyiz. Ayrıca interneti ifade eden ‘dünya çapındaki aÄŸ’ anlamına gelen, ‘world wide web’ kelimelerinin kısaltılmış hali ‘www’ olması ve yine, İbranicede W harfinin rakam karşılığı 6 olması ve “WWW” sayı deÄŸerinin “666″ olması, yine dikkatleri bu konu üzerine çekmiÅŸtir.[24]
EÄŸer gerçekten bir kurgulama, baÅŸka bir deyiÅŸle “Tanrı’yı kıyamete zorlama” varsa bile, hepsi de çok acemice yapılmış kurgulardır. Çünkü Vahiy-13:17′de iÅŸaret edilen bir mal ve eÅŸya için deÄŸil, insan’ın bu iÅŸaretle damgalanmasıdır. Damgası olmayan insanın, hiçbir alışveriÅŸ yapamayacağından bahsedilir. Yukarıda yapılan zorlamalar konuyla fazla ilgili deÄŸildir. Asıl olan insanın 666 iÅŸaretini ya da bu sayıyı simgeleyen iÅŸaretle damgalanmış olmasıdır.
Şimdi diyeceksiniz ki çok yakında, her insan benzer bir işaretle, belki bir mikroçip taşıyacak ve her işi bununla görülecek. Bence her türlü dünyevi işimizin kolayca yürütülmesi için böyle bir gelişme olacaktır. Ama vatandaşlık numarası, parmak izi ya da göz bebeğimiz, kimliğimizin kolayca tanımlanması için yeterlidir. Ancak birileri ille de bu kehanetleri zorlamak niyetiyle, belki de sayı değeri 666 olan bir kodlama sistemi de uydurabilir.[24]
Amerikan Hazine Bakanlığı’nın armasının en altında 666 sayısı yazılıdır ama bu sembolün armaya niçin konduÄŸu meselesi, esrarını hálá korumaktadır.[23]
Trilateral Commission’un ambleminde yer alan iç içe geçmiÅŸ üç tane 6 sayısı, aslında İncil’de “Deccâlin sayısı” olarak ifade edilen 666’ya denk gelmektedir. Dahası İncil’in bu bölümünde “yerden çıkan canavar” deyimi modern yorumculara göre aslında dünyayı ele geçirmeye çalışan bir gizli örgüte denk gelir.
Bu açıdan bakıldığında bu örgütlerin sembollerinde yer alan iÅŸaretlerin hiç de rastlantısal olmadığı ve ancak konunun uzmanı olan kiÅŸilerce anlaşılabileceÄŸi belirgindir. Trilateral Commission’un amblemine dikkatle bakıldığında iç içe geçmiÅŸ üç ok dikkati çeker. Daha dikkatle baktığımızda bu okların stilize edilmiÅŸ 6 rakamı olduÄŸunu görürüz. Üstelik oklar üç adet üçgenden oluÅŸmuÅŸ tek parça bir üçgenin parçaları olarak da algılanabilir. Bunlar bir tür “Teslis” oluÅŸturarak üç altıdan oluÅŸan “Deccâlin” gizemli kodunu vermektedir. Bu noktada ÅŸu soru aklımıza geliyor: CFR, Bilderberg, Trilateral Commission gibi oluÅŸumlar kıyametin yaklaÅŸtığı günlerde ortaya çıkacak canavarın örgütleri midir? Bunların ortaya çıkarmak istedikleri tek dünya devleti, ÅŸeytanın hizmetkârı, Deccâl’ın krallığı için mi çalışıyorlar? [25]
666 sayısı, Vodefone ambleminde de gizlidir.
İçinde gizli 666 sayısını barındıran diğer logo ve armaların başlıcaları şöyledir:










Kaynaklar
[1] KürÅŸad Demirci, “Deccâl” maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, cilt:9, s. 67-69.[2] tr.wikipedia.org/wiki/Deccâl
[3] Wilhelm Bousset, “The Antichrist Legend”, s.144.
[4] Mustafa Kaplan, “Rivayet DeÄŸeri Açısından İbn Sayyad Kıssası” (yüksek lisans tezi), Ankara 2006.
[5] I. Yuhanna, 2/18-22, 4/3; 2. Yuhanna, 7.
[6] D. Buzy, “Antichrist”, DBS, I/298.
[7] Matta, 12/28; Luka, 11/20; Vahiy, 12/8, 13/ 1, 16/13, 20/1-7; Selânikliler’e 2. Mektup, 2/3-12.
[8] Katherine Dixon, “Dünyanın 99 Büyük Gizemi”, Çev: Murat saÄŸlam, Mitra Yayınları, İstanbul2009, s.181.
[9] Doç. Dr. Halil Aytekin, “Åžeytanın Yılı’nda Satanist Örgüt Ve Yeni Dünya Düzeni”, Turkish Studies – International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 8/10 Fall 2013, s.129.
[10] Konkordantes NT S.371.
[11] Carlos Madrigal, “Kıyamet Günü”, Yeni YaÅŸam Yayınları, 2000, s.176.
[12] Kitab-ı Mukaddes 1988: Vahiy. XIII. 13.
[13] 1. Tarihler 20:6; Daniel 3:1.
[14] misirgizemleri.blogspot.com/2009/02/gizemli-derinlikler-2.html
[15] İhramcızâde Hacı İsmail Hakkı, “Divan-ı İlâhiyyattaki Arapça Åžiirleri ve Açıklaması”, s.29.
[16] Emin Aşıkkutlu, “Deccâl” maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, cilt: 9, s. 72.
[17] B. McGinn, “Antichrist Two Thousand Years of the Human Fascination with Evil” (New York, 1966)
[18] David Cook, “Hadith, Authority and End of the World: Traditions in Muslim Apocalyptic Literature”, s. 36.
[19] Encyclopedia Iranica, s.v. “Dajjâl” (Hamid Algar), London – Boston, 1982, III, 605.
[20] Roberto Tottoli, “Son Zamanlarda Telif EdilmiÅŸ Bazı Kitaplarda Deccâle Dair Hadis ve Rivayetler”, Şırnak Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2011/2 yıl: 2 cilt: II sayı: 2.
[21] Arif Esentürk, “Deccâl, 666 sayısı ve 2012 İliÅŸkisi” (makale).
[22] Zeki Sarıtoprak, “İslâm’a ve DiÄŸer Dinlere Göre Deccâl”, İstanbul 1992, s.42.
[23] www.hurriyet.com.tr/index/ArsivNews.aspx?id=3755654
[24] dunyagerceklerim.blogspot.com.tr/2012/02/Deccâl-anticristh-ve-666-sifresi.html
[25] Talat Turhan – Faik Kurtulan, “Küresel Sermayenin Tapınağı Bohemian Club”, İleri Yayınları.
[26] M. Rodriguez, “Antichrist”, CE, I, 616.


0 Yorumlar