Tevrat olarakta bilinen kitaplar topluluğu Eski Ahit yazıya geçirilmeden önce sözlü bir halk geleneği olup oldukça uzun bir süre hafızalarda tutulduğu söylenir. Yaklaşık olarak 1500 yıl süren bu rivayetlere yapılan düzenlemelerin, eklemelerin, çıkarmaların sebep olduğu karışıklıklar sebebiyle gerek şekil bakımından gerekse içerik bakımından nasıl ve ne kadarının değiştirilmiş olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir.
Eski ahitle ilgili en klasik deÄŸiÅŸtirilme örneÄŸi ” On Emir” dir, Çıkış kitabında ve Tesniye kitabında birbirinden farklı olarak yer almaktadır. (1) Sekiz yüz yıl önce Tevratta mevcut olan 304 bin harf bugün 800 bine yükselmiÅŸtir. Din ve Dil bilimciler Tevratın 4 ayrı metinden oluÅŸtuÄŸunu söylerler, bunlar Yahvist metin, Tesniye metni , Elohist metin ve Din adamları metinleridir. Yahvist metin Tanrının isminin Yahve olarak tanımlandığı , Eloist metinler ise Tanrının isminin Elohim yani İlahlar olarak adlandırıldığı metinlerdir. Bu metinlerin tam olarak ne zaman yazıya geçirildiÄŸi din bilginleri arasında tartışmalı bir konu olsada Tevratın kendisine dayanarak büyük olasılıkla İ.Ö 350 yılları civarında kaleme alınmaya baÅŸlanmıştır. Kumran’da bulunan ve Eski Ahit dışında bırakılmış olan dinsel metinlerin İ.Ö 3 yy ile tarihlendirilmesi bunu desteklemektedir. Bugün elimizde bulunan Eski Ahit 4 ayrı ve farklı metnin birleÅŸtirilmesi sonucu ortaya çıkmıştır, bunu Judeo_hristiyan din bilimcileri söylemektedir. Bu söylem bile Tevratın en az 4 farklı yazarın kaleminden çıktığının bir kanıtıdır, fakat hep görmeze gelinir. (2)
Sümerolog M.İlmiye Çığ bu konuda kutsal kitapların Babil sürgünü sonrasında yazıldığını , Peygamber Ezra ve arkadaÅŸlarının ilk beÅŸ kitabı yazdığını söylemektedir.(3) Yahudi kaynakları ise bu kısmın Hz.Musa tarafından yazıldığını söyler. Bu konuda çalışma yapan bilim adamlarına göre Hz.Musa’nın yazması imkansızdır, Musa’nın yaÅŸadığını iddia ettikleri dönemde Yahudilere ait bir yazı yoktur, ilgili tarihte Mısır hiyeroglif yazısı kullanıldığını düşünsek bile bu bile şüphelidir. Ahitte bildirilen zamanda Mısır Hiyeroglif yazısı esas itibarıyla resim yazısıdır ve bu tür edebi metinlerin yazılma imkanı yoktur. Yazıldığını düşünecek olsak bile bu 250 kitap sayfası demektir, bir veya bir kaç gecede 250 taÅŸ levhaya kazımak ve bunu taşımanın imkanı yoktur. Reformist Yahudiler bundan dolayı Musa’ya sadece On Emrin verildiÄŸini söylerler .
California Üniversitesinden Prof.Elliot Friedmann “Tevrat’ı Kim Yazdı” isimli kitabında beÅŸ ayrı haham tarafından yazılıp Hz.Musaya indirilen Tevrat’ın asıl nüshaları ile ilgisi olmadığını bugünkü Tevratın Azra adındaki hahamın bunları tek tek toplayarak Eski Ahit’in asıl nüshaları olduÄŸu gerekçesiyle çoÄŸalttığını söyler . Freidmann’a göre Tevrat aynı olayın farklı kaynaklardan anlatıldığı dört ayrı kaynaÄŸa sahiptir, İncil’de Matta, Markos, Luka,Yuhanna kaynaklarının ayrı ayrı kitaplaÅŸmasına karşın Tevrat beÅŸ kitabın birleÅŸmesinden oluÅŸmustur. 16 yy. yaÅŸayan ünlü Yahudi Filozof Spinoza’da Tevratın Babil dönüşünden en az yüzyıl sonra yazılmış olduÄŸunu belirtir.
Baruch Spinoza (1632-1677)
Eski Ahit’in bahsi geçen beÅŸ kitabı Yaratılış ve Tufan konularından sonra Abraham ve Sülalesinin hayat hikayesini, Mısır’dan Çıkış , Çölde dolaÅŸma, Musa kanunları ve ölümünü kapsar. BU beÅŸ kitaptan sonra gelen diÄŸer bölümler Musa’dan sonra kitaba eklenmiÅŸtir. ÖrneÄŸin Musa’dan sonra Eski Ahit’e “YeÅŸu’nun Kitabı” daha sonra “Samuel’in kitabı” eklenmiÅŸtir. Bu eklemeler sonucunda 39 kitap ya da bölümden oluÅŸan bir Tevrat ortaya çıkmıştır. Aslında 45 tanedir fakat sonradan 6 tanesi uyduruk olduÄŸu için kitaptan çıkarılmıştır. Bu nedenden dolayı yazımı en uzun süren kitaptır.
Sümerlerde tarih yazıcılığı olmadığı için bunu Hititlerden almış oldukları söylenir, fakat bunun doğru olması için Yahudilerinde bir tarih yazmış olmları gerekmektedir fakat Tevrat tarihsel olarak asla doğrulanamaz. Şu şundan doğdu, o bunun oğluydu gibi ifadelerin ötesine geçilmez. Zaten amacıda Yahudiliğe tarih olmak değil öğrenmiş oldukları Mezapotamya Efsaneleri ile Yahudiliği ve Yahudileri yüceltmeye çalışan bu amaçla İsra-ellilerin diğer halkları nasıl katlettiğini anlatan soykırım hikayeleri ile insanoğlunu Yahudiler ve Ağaçtan inenler olarak ikiye ayıran üstüne üstlük sağdan soldan çalmış oldukları hikayelerle karman çorman bir kitap toplamıdır.
Buna bir tarih dense bile hiçbir tarihi kayıtla doÄŸrulanamaz. Bütünüyle hayali bir dünya varsayımından , hayali bir Babil sürgününe kadar olan bütün yahudi tarihi için Tevrat dışında bir baÅŸka kayıt sadece Mısır Firavunu Merneptah’ın diktirdiÄŸi zafer anıtında bulunduÄŸu propandası yapılmıştır. 1895 yılında Etienne Drioton tarafından yapılan çeviriye göre “İsrail tükendi, tahılı kalmadı ” ifadesi vardır. Bazılarına göre ise “İsrail tükendi, tohumu kalmadı” ÅŸeklindedir. Ancak bu yazılanda da bir gariplik vardır. Ramses’in evlatlığı olan Merneptah İ.Ö 1237-1224 yılları arasında sadece 10 yıl hükümdarlık sürmüş , bu tarihlerde ve daha sonraları İsrail adında bir devlet olmadığını biliyoruz, bu durumda Merneptah israil devleti kurulmadan iki yüzyıl önce İsrailden söz ediyor demektir.
Bu konudaki ikinci gariplik ise Menephart’ın İsrail halkını bütünüyle ortadan kaldırdığının yazılı olmasıdır, yani yazılı tarih boyunca İsrailin varlığından söz eden ilk kaynaktır ve onu tümden yok ettiÄŸini söylemektedir. Bu anıtın Merneptah sefere çıkmadan önce hazırlandığı yolundaki söylentileri de buna ekleyecek olursak bu tanıklığa şüpheyle bakmakta fayda vardır, çünkü Bilim OligarÅŸisi Din oliÅŸgarÅŸisi ile paralel çalışmaktadır, özellikle Mısır Arkeolojisi konusunda. Tüm bu kuÅŸkuların eÅŸliÄŸinde yapılan bir dizi araÅŸtırma sonucunda ise bu tercümeye İsrail isminin özellikle birileri tarafından sokulduÄŸu kanıtlanmıştır.
Bunun dışında Süleymanın Kralığının 5. yılında Mısır Kralı ÅžiÅŸak’ın İsrail’den vergi aldığı söylenir bazı tarihçiler tarafından bununda 22. Sülaleden Kral ÅžeÅŸank olduÄŸu sanılmaktadır. Bu Tevrat kayıtlı bir iddianın bazı tarihçiler tarafından tekrarıdır. Aynı tarihçiler Mısır tarihinde 5 tane Kral ÅžeÅŸank olduÄŸunu görmeze gelirler.
Tüm Eski Ahit tarihi boyunca İsrailliler diye bir kavmin ve daha sonra bir devletin var olduÄŸunu sözü edilen devletin komÅŸuları bilmez. Eski Ahit metinlerinin tamamlanarak resmen kabul ve ilan edilmesinin ise M.S 90 ‘lı yıllar olduÄŸu yazılır çizilir her yerde. O yıllarda toplanan bir Yahudi meclisi (Jamnia Sinodu) elde bulunan bir çok nüsha arasında seçim yaparak 39 kitaptan oluÅŸan bir derleme yapılıp ilan edildiÄŸi söylenmiÅŸtir.(4) Üstelik M.Ö 3 yy. Yunancaya çevrildiÄŸi söylenen Septuagint’in çevirisinde 6 kitap uydurma bulunarak Çıkarılmıştır. Hristiyanlar bu meclisin sadece kağıt üzerinde olduÄŸunu yazmasalardı bu tarih doÄŸru kabul edilebilirdi. Bu tarih Hz. Musa’dan 1500 yıl sonrasıdır.
Günümüzde Tevrat’ın üç nüshası bulunur. Bunlardan biri Yahudiler ve Protestanlar tarafından kabul edilen İbranice nüsha, diÄŸeri Katolik ve Ortodoksların kabul ettiÄŸi Yunanca nüsha üçüncüsü ise Samirilerce kabul edilen Samiri dilince yazılmış olan nüshadır. Bu üç nüshanın içerikleri arasında ciddi çeliÅŸkiler mevcuttur. Bunlar o kadar ciddi çeliÅŸkilerdir ki Samiriye Tevratı ile Yahudi Tevratı arasında 6,000 civarında farklılık vardır. Üstelik Samiriler Tevratın sadece ilk 5 kitabını kabul ederler ve sonradan eklenenleri uydurma kabul ederler. DiÄŸer taraftan İ.Ö 3 yy. Yunancaya çevrilen Septuaginta ismini aldığı söylenen Katolik Hristiyanlarının kullandığı Tevrat ile Samiri Tevrat’ı birbirleriyle daha fazla uyuÅŸmaktadır.
Eski Ahit’in en büyük ve en eski nüshası ” DoÄŸu Nüshası ” olarak bilinip İngiliz müzesinde 4445 numara ile kayıtlıdır ve M.S. 820-850 yılları arasında yazılmıştır. Onu M.S. 916 tarihli St. Petersburg nüshası izler. Üstelik her iki nüshada orjinal deÄŸildir. Bunlardan daha sonrasına ait olan el yazmalarından Leningrad Kodeksi M.S 10008 yılına aittir. Aleppo Kodeksi M.S. 900 sonrasına aittir, Ruchelin Kodeksi M.S. 1105 tarihine aittir. Tevratın İbranice standart yazılımı en son olarak Aaoran AÅŸer tarafından M.S. X. yy. gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Bu Kuran’dan 300 yıl sonra demektir.
———————————————
(1). Çıkış, 1:21 , Tesniye 1:30
(2).Bilinen ilk itiraz 11.yy Isaac Inn Yashush, Yaratılış 36’daki Edom Krallarının Musa öldükten sonra bilinmeyen kiÅŸilerce eklenildiÄŸidir. 15 yy. Rahip Tastarus, bazı bölümlerin kahinlerden biri tarafından yazıldığını ,Hz. Musa tarafından yazılmadığını öne sürmüştür. 16. yy Andreas van Maes Musanın yazıklarına ilaveler olduÄŸunu söylemiÅŸtir,17 yy. Thomas Hobbes, Hz.Musa’nın yazıklarıyla ilgili çeliÅŸen kısımların kolleksiyonunu hazırlamıştır. Bu tür analizler günümüze kadar sürekli devam etmiÅŸ ve edecek gibidir.
(3).Tevrattaki Ezra hikayesine dayanır fakat Babil sürgünü bir masaldır.
(4).Jamnia Sinodu ile ilgili yapılan araştırmalarda sadece bir teori olduğu ortaya çıkmıştır.








0 Yorumlar