19 MAYIS VE ORDU

 


19 Mayıs vesilesiyle altını çize çize hatırlatmak lazım

Mustafa Kemal, Samsun’a çıktı.

Bekir Sami, bir gün sonra Bandırma’ya geldi.

Bekir Sami (Günsav)

Mehmet Åžefik (Aker)

Kazım (Özalp)

Miralay Bekir Sami Bey. Haziran... - Bozkurtların Dirilişi | Facebook
Çanakkale Muharebelerinde 27. Alay komutanı Mehmet Şefik (Aker) Bey |  Muharebe, Portre, Tarih
Uživatel Erhan Çifci na Twitteru: „Bugün de yine Millî Mücadele  kahramanlarımızdan Kâzım Özalp'in vefat yıldönümü. Mustafa Kemal Atatürk'ün  ilk gençlik yıllarından itibaren en yakın arkadaÅŸlarından biri olan Kâzım  Özalp, yaÅŸamı boyunca ona

Kuvayı Milliye’yi Ege bölgesinde köy köy örgütleyen üç kritik albaydı.

Bandırma’da her yer Yunan bayraklarıyla donatılmıştı.

Kuvayı Milliye’nin, Bekir Sami’nin aÄŸzından tarihteki ilk emri ÅŸu oldu…

 “Hepsini indirin, yoksa hepinizi o bayrakların yerine asarım!”

Dehşet dengesi işte böyle kuruldu.

Korku bulaşıcıydı.

Cesaret de öyle.

Yörük Ali Efe’yi milli mücadeleye katılmaya Albay Åžefik ikna etmiÅŸti.

Demirci Mehmet Efe’yi de.

Her çetenin başında namlı bir efe vardı.

Ama aslında, her müfrezeyi bir “subay” yönetiyordu.

Efeler mangal yürekliydi, şüphesiz.

Ama maalesef, okuma yazma bile bilmiyorlardı.

Sadece ufak tefek vurkaç’ları baÅŸarıyla yapabiliyorlardı.

Düzenli orduya karşı planlı harekat düzenleyebilmeleri imkansızdı.

Subaylar, işte bu harekatları organize ediyordu.

Ordu laÄŸvedilmiÅŸti, er yoktu.

Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı! 100. yılında 19 Mayıs coşkusu... -  SON TV

Ama, dünyanın en tecrübeli subay kadrosu dipdiriydi.

Çanakkale’den Hicaz’a, Galiçya’dan Yemen’e, Libya’dan Sarıkamış’a kadar, üç kıtada vuruÅŸmuÅŸ, savaÅŸ tecrübesi çok yüksek olan 15 binden fazla subay, Anadolu’ya geçmiÅŸti.

“Er” ihtiyacını karşılamak için efeleri organize ettiler.

Efe/zeybek çetelerinin, Osmanlı ordusunun başına nasıl dert olduğunu gayet iyi biliyorlardı.

Yunan ordusunun bu gayrinizami harp‘le baÅŸa çıkamayacağını hesaplamışlardı.

Düzenli ordu kurulana kadar, zeybekleri er olarak kullandılar.

Saldırı ve savunmayla alakalı bütün taktik ve stratejik harekat planlarını subaylar yapıyor, iÅŸin ÅŸanı şöhreti Efe’lere bırakılıyordu.

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun

Yörük Ali Efe’yi Yüzbaşı Şükrü yönetiyordu.

Gökçen Efe’yi Yüzbaşı Yakup yönetiyordu.

Toplam 20 bin zeybek vardı.

Zeybek taburlarına yüzbaşılar komuta ediyordu.

Top bataryalı zeybek alaylarını binbaşılar yönetiyordu.

Efe’ler Mustafa Kemal’le temas kurabiliyordu.

Ancak, eğer telgraf çekeceklerse, kendi bünyelerindeki subayların şifresini kullanmak zorundaydılar, telgraf şifreleri efelere verilmiyordu, şifreler sadece kuvvacı subaylarda vardı.

Malgaç Baskını - Vikipedi

Yörük Ali Efe’nin ilk baÅŸarısı, Malkoç baskınıydı.

100 kişilik Yunan karakolu hedef alınmıştı, makineli tüfeklerle güçlendirilmiş kale gibi karakoldu.

Malkoç deresi üzerindeki köprüyü koruyordu, İzmir-Aydın demiryolu bu köprüden geçiyordu, Yunan lojistiği için hayati önemi vardı.

Harekat planını Albay Şefik yaptı.

Müfrezelerde altı subay vardı.

Subaylar da mor cepkenli zeybek kıyafeti giymişti.

Demiryolu köprüsünü havaya uçurmak için ayaklarına dinamit bağlanması gerekiyordu, zeybeklerin patlayıcı madde bilgisi yoktu, dinamitleri Teğmen Zekai yerleştirdi.

Köprü imha edildi.

Yunan karakolu topyekün imha edildi.

Atatürk'ün Ordunun Yeniden Düzenlenmesine Katkı SaÄŸlayan Çevirisi –  MustafaKemâlim

Baskının ÅŸanı Yörük Ali’ye bırakıldı.

Çete AyÅŸe, KıllıoÄŸlu Hüseyin Efe, Mavro Ali Efe, Mestan Efe, Salavatlı Halil İbrahim Efe, Dokuzun Mehmet Efe, Kör Mehmet Efe…

Subayların kesin emri vardı, yerli Rumlara asla dokunulmayacaktı.

 Yunan’ın bize yaptığını, biz Rumlara yapmayacaktık.

Efeler bu emre itaat etti, kurmay disiplinli bu emir komuta zinciri sayesinde, KurtuluÅŸ Savaşı’nın sonuna kadar bir tek Rum köyü bile basılmadı.

Malkoç’tan sonra ikinci büyük baskın, yine Aydın’da Erbeyli İstasyonu’nda yapıldı.

Teğmen Kadri örgütledi.

تويتر \ DR. SELİM ERDOĞAN على تويتر: "[6] Ancak tümen komutanı Miralay  Şefik (Aker) Bey'in ve yaveri Yzb. Selahaddin'in gayretleriyle bölgede  Kuvayı Milliye hızla örgütlenir; Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Hüseyin, Muğla  Serdengeçtiler

İstanbul çocuÄŸuydu, aslında MuÄŸla’da görevliydi, zeybeklerden “Serdengeçtiler Müfrezesi” kurmuÅŸtu, takviye olarak Aydın’a gelmiÅŸti.

 Erbeyli istasyonunu kışla olarak kullanan Yunan birliÄŸini komple imha etti.

İzmir’in ilk direniÅŸ müfrezesi, ÖdemiÅŸ’teydi, “YiÄŸit Ordusu” adı verilen zeybeklerden oluÅŸuyordu,

Kuvayı Milliye'de atılan ilk kurşunlar

Yüzbaşı Tahir komutasındaydı.

Ayvalık’taki “ilk kurÅŸun savaşı”nı Yarbay Ali Çetinkaya yönetti, emrindeki 172’nci alayı yöredeki zeybeklerle birleÅŸtirmiÅŸti.

Ayvalık'ta yakılan Kuvâ-yı Milliye ateşinin 101. yıl dönümü

Kuvayı Milliye’yi Ege bölgesinde Mustafa Kemal adına örgütleyen en üst düzey komutan, Ali Fuat PaÅŸaydı. Ege’deki tüm zeybek müfrezelerini yöneten subaylar, Ali Fuat PaÅŸaya baÄŸlıydı.

İstanbul’da Mim Mim Grubu kuruldu.

Mim&Mim – Aslında Ne?

Yeraltı istihbarat teşkilatımızdı.

Lideri, Topkapılı Cambaz Mehmet‘ti.

Sustalı, tabancalı üç bin elemanı vardı.

Topkapılı Cambaz Mehmet ve Mustafa Kemal Paşa - YouTube

Topkapılı Cambaz Mehmet, resmi olarak Albay NeÅŸet Bey’e baÄŸlıydı, NeÅŸet Bey de Albay İsmet’e (İnönü) baÄŸlıydı.

İngiliz istihbaratı, İstanbul’a yerleÅŸen Beyaz Rus subaylarını gözüne kestirmiÅŸti, Kuvayı Milliye’ye karşı kullanmayı denediler.

Ancak, bu teklifi kabul eden Rus bulamadılar.

İstanbul halkı mülteci Ruslara kucak açmıştı, iki millet arasında hiç sorun yaşanmıyordu.

İşgal askerlerine karşı büyük bir nefret varken, Rus mültecilerin kılına bile zarar verilmiyordu, mülteci Ruslar işte bu yüzden Türklere büyük sempati duyuyordu.

İngiliz istihbaratını reddetmelerinin temel duygusu, buydu.

Ama…

Sovyet istihbaratı Rus mültecilerin arasına sızmayı başarmıştı.

İstanbul’da rahatça faaliyet gösteriyorlardı, İstanbul’daki Sovyet casus ÅŸefi “Kasım” adını kullanıyordu.

Petersburg’ta sahte sterlin basıyorlar, bu sahte banknotları İstanbul’da piyasaya sürüyorlardı, Beykoz’da Sovyet istihbaratının hücreevi vardı, çok kaliteli baskı makinelerine sahiptiler.

Anadolu’ya geçmeye çalışan Türk subaylarına sahte pasaport hazırlıyorlardı.

Kasım kod adını taşıyan Sovyet casus ÅŸefi, Mim Mim’in komutanı Yüzbaşı NeÅŸet’le eÅŸgüdümlü çalışıyordu.

Bir yıl sonra yine İstanbul’da Hamza Grubu kuruldu.

Millî İstihbarat Teşkilatı - Wikiwand

Askeri istihbarat teÅŸkilatıydı.

Hazreti Hamza’nın kuvvetinden, cesaretinden ilham alınmıştı.

Mim Mim Grubu görevini layıkıyla yerine getirmiÅŸti, artık askeri hiyerarÅŸide faaliyet gösterecek kurumsal teÅŸkilata geçilmiÅŸti, Genelkurmay’a baÄŸlıydı.

Lideri Yüzbaşı Neşet Beydi.

Eminönü merkez üssüydü.

Hamza Grubu daha sonra Felah Grubu adını aldı.

Felah Grubu’ndan Yüzbaşı Kemal Bey’in Fransız istihbaratından elde ettiÄŸi bir harita, KurtuluÅŸ Savaşı’nın en deÄŸerli istihbarat çalışmalarından biri oldu.

Çünkü bu harita, Yunan ordusunun Ege’de konuÅŸlandığı bütün noktaları, bütün tahkimatı, bütün lojistik yollarını gösteriyordu.

Felah Grubu‘nun en önemli görevlerinden biri, Anadolu’ya geçen subay, astsubay ve sivillerin aileleriyle ilgilenmekti.

Milli mücadelenin yazılmayan çok önemli yönlerinden biridir bu.

Felah Grubu, İstanbul’da kalan ailelerin ekonomik sıkıntılarıyla ilgileniyor, gerekirse maddi yardımda bulunuyordu.

Hastalık olursa, doktor sağlanıyor, ameliyat ettiriliyorlardı.

Vefat olursa, kendi ailelerinden biri vefat etmiş gibi, defnedilene kadar, son göreve kadar cenazeyle ilgileniyorlardı.

Mayıs 1919’da Anadolu’ya geçip, 9 Eylül 1922’ye kadar, KurtuluÅŸ Savaşı’nın sonuna kadar ailesini göremeyen subaylar vardı.

Gavur Mümin.

Gâvur Mümin'in gizli yaşamı

Mustafa Kemal’le Trablus’tan tanışıyorlardı.

Hayatının her aÅŸamasında “insan biriktiren” Mustafa Kemal, henüz 22 yaşında bir genç olan Mümin’in ismini orada not etmiÅŸti.

İzmirliydi.

Yunan iÅŸgali baÅŸladığında İzmir’deydi.

Sahte kimlikle Yunan subaylarıyla ilişki kurdu, devletine öfkeli bir görüntü veriyordu, intikam duygusuyla işbirlikçi olduğu düşünüldü.

İzmir halkı ona diş biliyordu.

Yunan tarafına geçtiÄŸi için “gavur” lakabı takılmıştı.

Halbuki, canını ortaya koymuş bir yurtseverdi.

Mustafa Kemal’in çekirdek kadrosundaki istihbarat elemanıydı.

Vatan haini yaftasını göze almıştı.

Yunan tarafına çalışıyormuÅŸ gibi görünüp, Yunan karargahından hayati bilgiler sızdırıyor, ÅŸifreli telgraflarla Ankara’ya aktarıyordu.

Neticede deÅŸifre oldu.

Tutuklandı.

Atina’ya götürüldü, sorgulandı, önce hapishaneye, sonra esir kampına konuldu, idama mahkum edildi.

Tam o sırada savaş sona erdi, kıl payı kurtuldu, idam cezası müebbete çevrildi.

1923 yılındaki esir deÄŸiÅŸimi sırasında, bizzat Mustafa Kemal’in özel takibiyle, Yunan baÅŸkomutanı Trikupis’e karşılık geri alındı.

İstihbarat efsanemiz Mümin, subaydı, Üsteğmendi.

 “Bahriye kaçakçı müfrezesi” kurulmuÅŸtu, Karadeniz’de faaliyet gösteren Kuvayı Milliye donanmasıydı, Rusya’dan İnebolu’ya silah ve cephane taşıyan kahraman teknelerimizdi.

Karargahı Ankara’daydı.

Yüzbaşı Ahmet Şevket Bey tarafından yönetiliyordu.

Adana direniÅŸini Albay Nuri (Conker), KozanoÄŸlu kod adıyla Binbaşı DoÄŸan, AydınoÄŸlu Tufan kod adıyla Yüzbaşı Osman Nuri, TekelioÄŸlu Sinan kod adıyla Yüzbaşı Ratip örgütledi.

Antep direniÅŸini Kılıç Ali kod adıyla ÜsteÄŸmen Asaf, Polat PaÅŸa kod adıyla Yüzbaşı Kamil, Åžahin Bey kod adıyla TeÄŸmen Mehmet Sait örgütledi.

MaraÅŸ direniÅŸini Albay Nuri Conker’le birlikte Yörük Selim kod adıyla Yüzbaşı Salim örgütledi.

Urfa direniÅŸini Namık kod adıyla Binbaşı Ali Saip örgütledi.

19 Mayıs vesilesiyle altını çize çize hatırlatmak lazım…

Bu milletin silahlı gücü, ordusu lağvedilmişken bile, ordusunun muvazzaf subaylarıydı, muvazzaf astsubaylarıydı.

28 Mart 1922: Büyük Taaruz'un hemen öncesinde Atatürk, Türk ordusunu  denetlerken yanında Sovyet elçisi olarak ülkede bulunan (daha önce … |  FotoÄŸraf, Ordu, Kızıllar

Bu milletin silahlı gücü, ordusu laÄŸvedilmiÅŸken bile, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin emrindeydi.

Bu milletin silahlı gücü, ordusu laÄŸvedilmiÅŸken bile, meÅŸru güç kullanma hakkını Anayasa’dan alıyordu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Anayasa’yı, Türk Silahlı Kuvvetlerini devre dışı bırakarak, adeta yok sayarak, silahlı güç haline getirilen, gayrinizami harp eÄŸitimini, devletin silah ticaretini üstlenen SADAT denilen yapı…

KurtuluÅŸ-Savaşı134 – Atlas

Bu milletin, düşman işgali altındayken bile, ordusu lağvedilmişken bile görmediği bir yapıdır.

Tarikat-cemaat-zırcahil atmosferinin ürünü olan bu tuhaf yapı yüzünden, uluslararası savaÅŸ suçlusu haline getirilirsek, kimse ÅŸaÅŸmamalıdır.

Mustafa Kemal Hangi Cephelerde Görev Almamıştır?

Yılmaz Özdil

Yorum Gönder

0 Yorumlar