CERN; Orada Neler Oluyor?


 CERN tam olarak nedir? Gizli deneylerin yapıldığı kapalı bir üs mü? İşte yanıtı…



CERN Gizli Deneylerin Yapıldığı Kapalı Bir Üs mü?
Yapılan tüm açıklamalara raÄŸmen hala bütün dünyanın en çok merak ettiÄŸi konulardan biri İsviçre’deki CERN araÅŸtırma merkezinde yapılan Büyük Patlama deneyi… Deney baÅŸlayana kadar hakkında pek çok fikir hatta komplo teorileri üretildi; CERN gizli deneylerin yapıldığı kapalı bir üs mü? Deneyden sonra dünya zarar görecek mi? Hatta patlama sonrası bir “Kara Delik” oluÅŸup dünyayı yutacak mı? Maya takvimi bu deneye mi iÅŸaret ediyor? İlk patlamalar Kasım ayında gerçekleÅŸtiÄŸinde bu teoriler de havada kalmış ve söylentiler bir süreliÄŸine durulmuÅŸtu. Zaman geçtikçe cadı kazanı tekrar kaynamaya baÅŸladı ve yeni senaryolar sahnede yerini almaya baÅŸladı. Åžimdi ikinici patlama dönemi ile en azından sanıldığı gibi anında bir kıyamet yaÅŸanmayacağını öğrenmiÅŸ bulunuyoruz yine de kafalardaki sorular yerinde durmaya devam ediyor.

CERN tam olarak nedir?
CERN’in açılımı Avrupa Nükleer AraÅŸtırma Konseyi… Adında “nükleer” kelimesi geçiyor ama nükleer araÅŸtırma ile ilgili bir ÅŸey yapılmıyor. Nükleer çekirdek demek, atomun çekirdeÄŸi anlamına geliyor. CERN yaklaşık 55 yıl önce kurulduÄŸu için o yıllarda atomun çekirdeÄŸine kadar inilebiliyordu. Åžimdi modern anlamda CERN bir Avrupa Parçacık FiziÄŸi Laboratuarı, burada yapılan ÅŸey maddenin temel yapı taÅŸlarını incelemek.

CERN’de görevli Türk bilim adamı Kerem Cankoçak oradaki esas amaçlarını “bilimsel merak ve keÅŸif” olarak özetliyor. Temel sorulara cevap bulmak esas gaye; Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Maddenin kökeninde ne var? Nasıl oluÅŸtu?

CERN Hangi Ülkelere Açık, Bir Üyelik Sistemi Mevcut mu?
CERN’e Avrupa ülkelerinin hemen hemen hepsi üye fakat üye olmak ÅŸart deÄŸil. Üye olmadan da deneylere katılınabiliyor bu uluslararası bir laboratuar. ÖrneÄŸin Amerika, Rusya, Çin, Japonya buradaki deneylere katılıyor. Türkiye de katılıyor ama çok az bir katkıda bulunuyor. EÄŸer üye olursak daha fazla katkıda bulunacağız.

CERN’de Gizlilik Nasıl SaÄŸlanıyor?
Cern’de görev almış bilim adamı Kerem Cankoçak’ın verdiÄŸi bilgilere göre dünyanın her tarafından gelen yaklaşık 10 bin kadar fizikçi bilim adamı bir arada çalışıyor. İşin hiç bir gizlisi saklısı yok her ÅŸey açık…

CERN’de Çalışan Kaç Türk Var?
Projede yer alan pek çok Türk bilim adamı var ama bu Türkler’in bir kısmı, Amerika ve Avrupa devletleri adına çalışıyor. ÖrneÄŸin Kerem Cankoçak Eylül ayı öncesine kadar Iowa Üniversitesi adına çalışıyordu, Ekim itibariyle İTÜ İstanbul Teknik Üniversitesi adına çalışmaya devam etti.

Türkiye’nin ülke olarak katıldığı bazı deneyler var, o deneylere katılan Türk bilim adamları Türk üniversiteleri adına bulunuyor. Ama bunlar sürekli CERN’de deÄŸiller yani arada bir gidip geliyorlar. Sonuç olarak CERN’de belki 100’e yakın Türk bilim adamı var.

Büyük Patlama Deneyi Aslında Tam Olarak Ne Demek?
Aslında bu konuda bir yanlış anlaÅŸma söz konusu. Bu deneylere Big Bang “Büyük Patlama” deneyleri deniliyor ve insanlar da orada bir patlama olacak zannediyor. Halbuki büyük patlama zaten oldu; 13,5 milyar yıl önce… CERN’deki deneyde protonları çarpıştırdıkları zaman ortaya çıkacak olan enerji aslında bir sineÄŸin kanat çırpması kadar! Gerçekte sonuç olarak meydana gelen çok küçük bir enerji ama buradan çıkacak sonuçlar Büyük Patlama’ya ve Büyük Patlama’dan sonraki nano saniyelere açıklama getireceÄŸi için baÅŸta Avrupa basınında olmak üzere medyada Büyük Patlama Deneyi olarak geçiyor. Dolayısıyla insanlar da bunu patlama olacakmış gibi algılıyor.

Deneylerin Hedefi Ne?

Kerem Cankoçak’ın verdiÄŸi bilgiye göre aslında bizim anladığımız anlamda hiç bir ÅŸey hedeflenmiyor, edinilen bilgilerle sanıldığı gibi karanlık gizli hiç bir ÅŸey yapılmayacak. Bu deneylerin tek sebebi “merak”. Sonuçta bilimin temel çıkış noktası her zaman meraktır.Bu deneyde de ana etken merak ve bilmediklerimizi öğrenmek. Bu merakımızı giderirken ortaya gündelik hayatta kullandığımız teknolojik ürünler de çıkıyor. Åžu an kullandığımız internetin temelini oluÅŸturan World Wide Web bunun en güzel örneklerinden…

Anti-Madde Nedir?

Anti-madde aslında var olan bir kavram, kitaplara konu olduÄŸu gibi bir gizem ya da sadece bir teori deÄŸil. Her parçacığın zıt yüklü bir anti-parçacığı var: Elektron/Pozitron gibi… Anti-proton ve anti-elektron (pozitron)’dan meydana gelen Anti-atom ise 5 sene önce CERN’de yaratıldı. Ama anti-hidrojen atomu nano saniyelerde yok oluyor çünkü madde ve anti-madde birbirini yok ediyor.

Åžu anda içinde yaÅŸadığımız evren maddeden oluÅŸuyor. Anti-atomu laboratuarda yaratabiliyorsunuz ama bunlar madde ile birbirini yok ediyor. Anti-madde/Madde simetrisi kırılmasaydı ÅŸu anda biz de var olamazdık.Ya madde ya da anti-maddenin hakim olması lazım ki madde ortaya çıkabilsin. Yoksa birbirlerini yok ediyorlar ve geriye sadece radyasyon kalıyor. CERN’de “Peki bu neden böyle oldu?” sorusuna cevap aranıyor ve belki de bu soruya da cevap verilebilecek.

CERN’de Tam Olarak Ne Oldu?
Bazı yayın organlarında “CERN’de patlama oldu” diye yazıyor, oysa olan ÅŸey iki protonun kafa kafaya çarpışması… Ve bu çarpışma bir saniyede 40 milyon kere tekrarlanıyor….

Burada “Çarpışma” terimini biraz açmak gerekir. Aslında söz konusu olan “çarpışma” deÄŸil “çarpışmalar”. Saniyede 40 milyon kere tekrarlanacak olan bu çarpışmalardan yeni parçacıklar üretiliyor. Enerjinin maddeye dönüşmesi ilkesi (Einstein’ın E=mc^2 formülünü hatırlayın). Hızlandırıcı 10 saat çalıştığında 10×60x60X40 milyon adet çarpışma gerçekleÅŸmiÅŸ oluyor.Bu kadar çok sayıda çarpışma elde edilmesinin nedeni ise ender görünen olayları ve parçacıkları saptamak.

Bu parçacıklar bazı fizik modellerinde öngörülüyor ama gerçek hayatta henüz saptanamadı. Dolayısıyla aslında deneyde bilimin bilmediÄŸi bir ÅŸey gerçekleÅŸmedi ve çarpışma “beklendiÄŸi” gibi baÅŸladı.Farklı ve beklenmedik bir durum elde etmek çok zaman alacak. Belki bu çarpışmaları yıllarca yineledikten sonra “farklı ve beklenmedik bir durum” elde edilebilecek ki bu da bilinmeyeni öğrenmek anlamına geliyor. Zaten bütün amaç da bu.

Sonraki Adım Ne?

Bundan sonraki amaç bu çarpışmaları yıllarca devam ettirmek. Bu arada da protonların enerjilerini ve sayılarını yükseltmek. Hedeflenen enerji, protonların 7000 Milyar elektron volt enerjisine çıkmaları. Şu anda bu enerji 450 milyar elektron voltta.Eğer her bir proton 7000 Milyar elektron volt enerjide kafa kafaya çarpışırsa, elde edilen enerji yoğunluğu evrenin başlangıç koşullarına yakın olacak ve ilk evrendeki fiziksel atmosferi yakalanmış olacak.

Bu aÅŸamaya en erken 2 yıl sonra geçilmesi planlanıyor. Yani ÅŸu anda hem protonların enerjileri çok düşük, hem de çarpışan protonların sayısı çok düşük.Büyük Hadron çarpıştırıcısı (Large Hadron Collider- LHC) en az 20 yıl, belki de daha fazla çalışacak. Net bulgular için eÄŸer ÅŸanslıysak, 2 yıl x 365 gün x24 saat x 60x 60 x 40 milyon çarpışma gerekiyor… Ama 5 yıldan önce çok kesin sonuçlara ulaÅŸmak zor görünüyor.

Özet olarak:

Basında patlama diye tabir edilen ÅŸey aslında protonların çarpışması…

Ortaya çıkan enerji de bir sivrisineğin kanat çırpması kadar. Protonlar atom çekirdeğindeki parçacıklar. Bunlar o kadar küçük ki, neredeyse maddenin temel yapıtaşları sayılabilir. Ancak çok hızlı bir şekilde hareket ettirildiklerinden enerjileri boylarına göre çok yüksek oluyor ve böylece elde edilen enerji yoğunluğu çok fazla oluyor. Bu yüzden de evrenin ilk başlangıcındaki, 13.5 milyar yıl önceki enerji yoğunluğu koşullarına yaklaşılmış olunuyor.

BilindiÄŸi gibi evrenin baÅŸlangıcının “Big Bang” yani “Büyük Patlama” ile baÅŸladığı varsayıldığı için LHC deneylerine bu yüzden “Büyük Patlama” deneyi denmekte…Kamuoyu tarafından yanlış anlaşılan konu da bu. Sanki CERN’de büyük bir patlama gerçekleÅŸtiriliyor zannediliyor. Oysa Büyük Patlama 13.5 milyar yıl önce zaten oldu. CERN’de ÅŸimdi o koÅŸulları çok minyatür ÅŸekilde gerçekleÅŸtirip inceleyen bir deney yapılıyor.

Yorum Gönder

0 Yorumlar